asitler ve bazlar
-- ASİTLER --
Suda çözündüğünde
H+ iyonları | (...) Fotoğraflara Tarihteki Bazı Kimyasal Savaşlar





(...) |
veren hidrojenli kimyasal türe ASİT denir. Asitler
en eski | Kırmızı Işınlarla Gençleşin
Kırmızı Işınlarla Gençleşin
Zaman ve dış etkenlerle yaşlanan |
çağlardan bu yana tanınan maddelerdir. Sözgelimi alkol
mayalanmasının yanı | cildinizin gençleşip tekrar o eski parlaklık ve gerginliğine kavuşmasını istiyorsanız |
sıra asetik mayalanma yani mikroorganizmaların etkisiyle
alkolün siraaae | bu alandaki en yeni ürün olan kırmızı ışın tedavisini deneyin!
Hemen |
dönüşmesi daha o dönemlerde biliniyordu. Sirke bir
başka deyişle | her gün yeni bir ürünün geliştirildiği cilt uzmanlığında şimdi daha |
asetik asit XIII. yy’a kadar bilinen tek
asitti. Günümüzde | doğal ve cildin kendi mekanizmalarını kullanarak tedavi sağlayan yeni bir |
kimya sanayisinin büyük bir bölümü az sayıda
asidin ( | buluş var: Omnilux ciltte beliren tüm olumsuz etkilere kırmızı ışınlarla |
sözgelimi sülfürik nitrik asetik ve hidroklorik asitler )
üretimine ya | savaş açıyor.
Uygulama:
Cilt temizlendikten sonra Omnilux tedavi edilecek olan bölgeye yerleştiriliyor. |
da kullanımına dayanır. Antoine Laurent Lavoisier ( 1743-1794
)
bazı maddelerdeki | Omnilux'ün en başarılı özelliklerinden birisi de kapsama alanına giren her |
asit niteliğinin oksijen ( asit doğrudan anlamına
gelir ) | bölgeye yani yüz dekolte eller v.s gibi bölgelere uygulanabiliyor olması. |
| kapsamalarından kaynaklandığını düşünüyordu. Ama Sir Humphrey Davy (
1778-1829 ) | İlk seans için 40 dakika sonraki seanslar için de 20 |
hidroklorik asitte oksijen bulunmadığını kanıtlayıp asit özelliğinin
hidrojenin davranışından | dakika ayırmanız yeterli. Haftada 2 kez toplam 8 seans devam |
kaynaklanabileceğini ileri sürdü. 1887’de Svante Arrhenius asitlerin
bazların | edilmesi öneriliyor.
Cildin kırmızı ışık ile uyarılması kan dolaşımının ve oksijenlenmesinin |
| ve tuzların sudaki çözeltilerinin elektriksel davranışlarını açıklamak için
bir iyon | düzenlenmesi cildin beslenmesini ve kollajeninin yenilenmesi sağlamaktadır. Işık tedavileri ile |
| ayrışması kuramı geliştirdi. Elektrolit adını verdiği maddeleri şöyle
tanımladı : | günümüzde yaşlanma etkileri giderilebilmekte ve cilt yeniden canlanabilmektedir. Ayrıca diğer |
Erimiş ya da suda çözünmüş bu maddeler
elektriği iletir | yüz gençleştirme uygulamalarına (botoks dolgu maddeleri kimyasal peeling) destekleyici olarak |
| ve elektrik onları ayrıştırır. Asitler H+ iyonları veren
elektrolitlerdir ; | kullanıldığı takdirde Omnilux'la yapılan uygulamaların etkilerinin daha uzun süreli olması |
bazlarsa tersine OH- hidroksil iyonlarını oluşturur. Bu
bütün | sağlandığı da gözlenmiştir.
Omnilux tedavisi boyunca glikolik asit ya da salisilik |
asitlerin topluca asit işlevini oluşturan bir özellikler
kümesi taşıdığını | asit içeren ürünlerle evde yapılan bakımların ve uzman doktorların yapmış |
ortaya koyar.
H+ iyonu elektronumu yitirmiş ( e-
) bir | olduğu kimyasal peelinglerin sonuçlarının çok daha başarılı olduğu da kanıtlanmıştır.
|
hidrojen atomudur. Artı yüklü bu iyonu anyonlar
özellikle | |
| de eksi yüklü hidroksil iyonları çeker. Karşıt yüklü
bu iki | |
iyon karşılaştıklarında çok kararlı bir su molekülü
oluşur ( | |
| 555 milyon su molekülünden yalnızca biri ayrışır ).
Ayrıca su | |
molekülünün oluşumu sırasında bir litre suyun sıcaklığını
10oC’tan 23 6oC’ta | |
| yükseltecek ölçüde ısı açığa çıkar. Bir litre suda
bir mol | |
( 6 02 * 1023 molekül ) hidroklorik asit
çözündürülürse  | |
| elde edilen çözeltinin 55 su molü içinde bir
mol H+ | |
iyonu ve bir mol CI- iyonu yer alır.
Bu  | |
| güçlü ya da bütünüyle çözünen bir asittir. Ama
bir mol | |
asetik asit ancak bir molün binde 4 2’si
kadar H+ | |
iyonu sağlar ; dolayısıyla bu zayıf ya
da bütünüyle | |
çözünmeyen bir asittir. Söz konusu olaylar bir
çözeltide açığa | |
| çıkan H+ iyonu sayısının yalın ve kolay bir
biçimde dile | |
| getirilmesini gerektirir ; bu nedenle pH’yi ( ya
da hidrojen | |
potansiyeli ) tanımlama yoluna gidilir.
Bir litre çözeltide bulunan
H+ iyonunun | |
mol sayısı 10-a ‘yla gösterilirse a’nın değeri
pH’yi verir. | |
Dolayısıyla litre başına 10-2 mol hidroklorik asit
içeren bir | |
çözeltinin pH’si 2’ye eşittir. Gerçekte H+ iyonu
H3O+ ya | |
da H+ (H2O) n hidronyum iyonu biçiminde
bir ya | |
| da birçok çözücüye ( yani su molekülüne )
bağlıdır. Bu | |
nedenle renkli ayrıçlar ( gösterge ) katıldığında
asitler H+ | |
iyonlarını onlara verir ve ayraçların yapısında renginde
değişime yol | |
açarlar. Bilinen ilk renkli ayraçlar helyantin çözeltisi
ve turnusoldur. | |
Demir çinko ve alüminyum gibi bazı aaaaller
elektronlarını | |
kolayca bırakır. Bir asit eşliğinde söz konusu
elektronlar iyonlarla | |
birleşerek Hidrojen açığa çıkar ve aaaal artı
yüklü iyon | |
biçiminde çözünür. Bakır gümüş ve altın gibi
aaaallerse  | |
| elektronlarını bırakmadıkları için çözelti halindeki asitlerden etkilenmezler. Gerçi
nitrik asidin | |
bakırı etkilediği gözlenir ; ama bu etki
yükseltgen kümesinden | |
[NO3] kaynaklanır ve azot oksit buharları açığa çıkar.
Asitler  | |
kireçtaşlarıyla yani kalsiyum karbonatla tepkimeye girerler :
H+ iyonları | |
Ca2 ve CO32 iyonlarından oluşan billursu yapıyı
parçalar ve | |
karbondioksit gazını [CO2] açığa çıkaran bir çözelti oluşur.
Arrhenius
kuramı  | |
| yalnızca sulu çözeltiler için geçerlidir. Oysa 1923’te Johannes
Nicolaus Brönsted | |
| kullanılan çözücü ne olursa olsun H+ iyonunun rolünü
açıklayan yeni | |
bir tanım önermiştir. Brönsted’e göre asit bir
H+ iyonu | |
bırakmaya elverişli bir maddedir ; bazsa söz
konusu iyonu | |
alan maddedir ; dolayısıyla eşlenik asit-baz çifti
ortaya çıkar | |
:
Asit Baz + H+
Aynı yıl
Gilbert Newton | |
Lewis (1875-1946 ) yansızlaştırmayı renkli ayraçların
tepkimelerini ve | |
katalizi ölçüt alarak asit özellikleri gösteren bütün
maddeleri bir | |
| küme içinde toplamaya ve elektron yapılarında ortak bir
özellik bulmaya | |
çalışmıştır. Asitler bazların verdiği elektron çiftini alan
ve bir | |
| ortak birleşme bağı oluşturan maddelerdir. Bütün Brönsted asitleri
bu tanıma | |
| girer ( [ H+] iyonu bir elektron çifti
alabilir ) | |
; ama bu tanıma AICI3 SO3 vb.
maddeleri de | |
| eklemek gerekir. Brönsted kuramı hidrojenli asitler için kullanılır
; dolayısıyla | |
Lewis asitleri söz konusudur.
Başlıca mineral asitler arasında
nitrik asit | |
[ HNO3 ] hidroklorik asit [HCI ]
ve sülfürik | |
| asit [ H2SO4 ] sayılabilir. İki H+ iyonu
açığa çıkarabilen | |
sülfürik asit bir diasit oluşturur. Fosforik asitse
[ H3PO4 | |
| ] bir triasittir ( üç H+ iyonu açığa
çıkarır ). | |
Kimya sanayisinde büyük ölçüde üretilen ve tüketilen bu
asitler  | |
gübre ( nitratlar ve fosfatlar ) plastik
madde  | |
boya patlayıcı parfüm ilaç sanayisi
ürünleri  | |
| vb. üretimde ya hammaddeyi ya da ara maddeyi
oluşturur. Organik | |
asitler organik kimyayı ilgilendirir ve en az
bir karboksil | |
kökü [ -COOH ] içerirler ; aralarında
temel biyokimyasal | |
| maddelerin bileşenlerini oluşturan aminoasitlerin ve yağ asitlerinin de
yer alması | |
nedeniyle çok büyük önem taşır.
Asitlerin büyük
çoğunluğu ekşi | |
lezzetlidir. Limonda sitrik asit sirkede asetik asit
tadı vardır. | |
Ancak bazı asitler zehirli bazıları parçalayıcı olduklarından
rasgele tadılmamalıdır. | |
Asit ve bazlarla renk değiştiren maddeler asit
ve bazların | |
| çözücüsü olur. Asit ve baz çözücülere ayraç adı
verilir. Bir | |
| maddenin asit veya baz olduğunu bunlarla anlaşılır. Laboratuarlarda
en çok | |
kullanılan ayraç turnusoldür. Turnusol mor renkli
bitkisel boyadır. | |
Mavi turnusol kağıdı kırmızıya dönüyorsa o madde asit
özelliğini taşır.
Asitlerin | |
Bazı Özellikleri :
- Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.
-
Mavi turnusol | |
kağıdının rengini kırmızıya dönüştürür.
- aaaallere etki ettiklerinde H2
gazının çıkmasını | |
sağlar.
- Bazlarla birleşerek tuzları oluştururlar.
HCI + KOH
KCI + | |
H20
- Çözeltilerinin tadı ekşidir daha çok suda
çözünür.
- Mg | |
Zn Fe Al gibi soy
olmayan aaaallere | |
etki ederek bunların tuzlarını oluşturur ve hidrojen gazını
açığa çıkarırlar.
Zn | |
+ 2HCI ZnCI2 + H2
Fe + H2SO4
FeSO4 | |
+ H2
-- SİTRİK ASİT --
Sitrik Asidin Özellikleri
:
Sitrik asit | |
bitki ve hayvanların bilinen aaaabolitleri olan doğal
bir bileşiktir. | |
Sitrik asit ; gıda içecek ve ilaç
sanayiinde geniş | |
olarak kullanılan çok yönlü bir bileşiktir.
İlk olarak
1784 yılında | |
Scheele limon suyundan sitrik asidi izole etmiştir.1893
yılında Wehmer | |
fungusları şeker çözeltisinde çoğaldıktan sonra sitrik asit
ürettiklerini göstermiştir. | |
Günümüzde mikrobial fermantasyonla ticari olarak sitrik asit
üretimi üzerine | |
çalışmalar geliştirilmektedir.
Sitrik Asit Üretimi :
Sitrik asit
tarihte  | |
ilk defa limon suyundan kristallendirilerek ; daha sonra
mikrobiyal | |
olarak elde edilmiştir.
Sitrik asidin ticari olarak mikrobiyal
üretimi  | |
| 1923 yıllarında başlamıştır. Mikrobiyal üretim şeker ve tuz
çözeltisinin yüzeyinde | |
Aspergillusniger mikroorganizması kullanılarak gerçekleştirilmiştir (Kirk and Othmer
1993).
Sitrik | |
asit fermantasyon prosesinde üç temel teknik vardır.
A.
Penicillium ve | |
Aspergillus ‘un sabit veya yüzey kültürü;
B. Sıvı
kültürü ( | |
1930 ) A.niger
C. Katı tabaka kültürü
sürekli kültür | |
çok-basamaklı
A. Yüzey kültürü
Şeker içeren steril
ortam  | |
| çelik veya alüminyum tepsilere dökülerek özel odalara yerleştirilir.
Bu odalar | |
sıcaklık kontrollü nemli ve hava sirkikülasyonludur.
Çoğaltılmış A.niger | |
sporları ortama aşılanır ve 28-30O C sıcaklık
%40-60 nemde | |
8-12 gün bekletilir. Organizma çoğalır bütün yüzeyi
kaplar ve | |
ortam asidikleşmeye başlar. Fermantasyon sonunda ortamın pH’ı ölçülür
sıvı | |
| boşaltılır ve sitrik asit kristallendirilir. Miseller taze ortama
eklenerek tekrar | |
kullanılır.
Yüzey prosesleri çok eski prosesler olmasına rağmen
hala | |
kullanılmaktadır. Bunların yerini sıvı üretim prosesleri almaktadır.
B.
Sıvı üretim | |
prosesleri
Bu ana prosestir. Fermantörlerde aşılama yapılarak
karıştırma hızı | |
| ve havalanma hızı kontrol edilir. Fermantasyon süresi 25-30O
C sıcaklıkta | |
3-5 güne kadar düşer. Fermantasyondan sonra sitrik
asit ekstraksiyonu | |
için sıvı boşaltılır ; misel tekrar kullanılabilir.
Bu
metot iki | |
basamaklı prosestir. Bu proseste önce sporlar çoğalma
ortamına aşılanır. | |
| 3-4 gün sonra miseller ayrılır ve üretim ortamına
eklenir. 25-30O | |
| C ’da oksijen gönderilir ve 3-4 gün sonra
sitrik asit | |
ekstrakte edilir.
C. Katı hal fermantasyonu :
Bu proses
ilk olarak | |
1935 Chan tarafından bulunmuştur. Uygulaması güç olduğundan endüstriye
uygulanmamıştır.
Fermantasyon | |
ortamı uygun oranda şeker kamışı melası
patates veya | |
| et püresi gibi gözenekli katı materyale tutturulur. Daha
sonra spor | |
süspansiyonu aşılanır. Karışım tepsilerde 25-30O C ’da
6-7 gün | |
| inkübe edildikten sonra su ile ekstrakte edilerek deriştilir
ve sitrik | |
asit ekstrakte edilir.
Yarı kesikli sürekli ve
çok basamaklı | |
prosesler patentlidir ve tüm detayı bilinmez.
Kimyasal özellikleri
:
Sitrik asit | |
175OC’nin üzerinde ısıtılırsa akonitik asit sitrakonik asit
itakonik | |
asit aseton dikarboksilik asit karbon dioksit
ve suya | |
parçalanır.
Sitrik asit peroksitler hipoklorit
persülfat  | |
permanganat periyodat hipobromit kromat
mangan dioksit | |
| ve nitrik asit gibi okside edici farklı maddelerin
varlığında kolaylıkla | |
okside olabilir. Sitrik asidin hidrojenasyona uğrayarak 1 2 3- propanetri
karboksilik asit | |
oluşur.
Trisodyum sitrat sitrik asidin diğer tuzlarına
göre  | |
| geniş olarak kullanılan tuzudur. Nötralleşme reaksiyonu oldukça yüksek
ekzotermik bir | |
reaksiyondur ( 1109 J/g sitrik asit ).
Sitrik
asit  | |
| çok değerlikli aaaal iyonları ile şelatları oluşturacak pek
çok kompleksler | |
verirler. Bu önemli özelliğinden dolayı sitrik asit
veya sitratlar | |
aaaal bulaşmasının kontrolünde kullanılır.
aaaal iyonu normalde renkli
olup ; | |
sitrat varlığında ise renksiz veya çok az
renklidir. Farklı | |
| pH koşullarında aaaal hidroksitler çökelebilir ; sitrat kompleksi
çözünebilir. aaaal | |
iyonları varlığında organik moleküller katalitik olarak bozunabilir
; sitrik | |
asit ile aaaal iyonları şelat oluşturarak kararlı kalabilir.
Şelat bir | |
denge reaksiyonudur. Daima şelat iyonlarıyla birlikte serbest
halde aaaal | |
iyonları da bulunabilir.
Sitrik asidin sulu çözeltisi karbon
çeliklerine orta | |
derecede korozif etki gösterir. Genellikle cam fiberglas
polietilen | |
polipropilen polivinil klorür ve çapraz bağlı
vinil klorür | |
gibi plastikler sitrik asitle korozyona uğramazlar.
Sitrik asit
bitki | |
ve hayvan dokularında geniş olarak bulunur. Sitrik asit
bütün | |
organizmalarda Krebs çevrimiyle oluşur. Trikarboksilik asit çevrimi
veya sitrik | |
asit çevrimi karbonhidratların yağların veya proteinlerin
suya dönüşümünü | |
içerir. Bu çevrim organizmanın büyümesi hareket
etmesi  | |
| kemosenaaai ve yenilenmesi için gerekli enerjiyi sağlar. Aynı
zamanda bu | |
| çevrim hücre senaaaindeki amino asit ve yağlar gibi
karbon içeren | |
maddelerin senaaaini de sağlar. Bir çok maya
mantar ve | |
| bakteri türü sitrik asit çevrimini içerir. Sitrik asit
üretim prosesinde | |
bunlardan maksimum ürün verecek türleri seçilir. Bu temele
dayanarak  | |
günümüzde sitrik asit üretmek için ticari fermantasyon
prosesleri geliştirilmektedir. | |
Sitrik Asidin Kullanım Alanları :
Sitrik asidin farklı gıda
alanlarında ve | |
endüstriyel uygulamalarda kullanımı çok fazladır. PH ayarlamak için
bir | |
asit olarak ; pH’ı korumak ve kontrol etmek
için  | |
| bir tampon olarak ; çok değerlikli aaaal iyonları
ile kararlı | |
| bir kompleks yapı verecek şelatör olarak ; emülsiyonları
ve diğer | |
| çok fazlı sistemleri kararlı kılmak için dağıtıcı madde
( dispersing | |
agent ) olarak ; ayrıca gıdalarda ve
içecek ürünlerinde | |
tat verici olarak kullanılır.
Sitrik asit sodyum
sitrat ve | |
| potasyum sitrat karbonatlı ve karbonatsız içeceklerde geniş olarak
kullanılır. Meyve | |
suyu düşük kalorili içecekler ve susuzluk giderici
içeceklerde  | |
| tek başına ve/veya sitrat tuzlarıyla birlikte tat verici
ve antimikrobiyal | |
korumayı artırmak amacıyla kullanılır.
Sitrik asit şekerlere ekşilik
vermek için | |
| eklenir. Şekerin invesiyonunu önlemek ve maksimum jel dayanımını
artırmak için | |
pektin jelli şekerlemelerde kullanılır. Taze sebzelerin enzimatik
olarak kararmalarını | |
önlemek için sitrik asit ve askorbik asit
karışımı kullanılır. | |
-- BAZLAR --
Suda çözündükleri zaman OH- iyonu verebilen
maddelere BAZ | |
denir. Bazlar acıdır çözeltileri kaygandır. Sodyum hidroksit
( NaOH | |
| ) veya Kalsiyum hidroksit ( Ca (OH)2 )
gibi bazlar | |
deriyi yakar. Bazlar mor lahanayı yeşile kırmızı
turnusolü maviye | |
| çevirirler. Su ile hazırlanan çözeltilerinde hidroksil iyonu meydana
gelir. Bazlar | |
| asitlerle birleşerek tuz yaparlar. En bol ve ucuz
bazlardan biri | |
| kalsiyum hidroksittir ( Ca (OH)2 ). Bu maddeye
sönmüş kireç | |
de denir.
Asit ya da tuzlar gibi bazlar da
bir dizi | |
| ayırt edici özelliği olan kimyasal maddelerdir. Bu özellikler
“ baz | |
| işlevi ” adı verilen bir bitin oluşturur. Bazların
özel bir | |
tadı
( kül suyu ) vardır. Renkli ayraçlara
etki eder | |
( ftaleini kırmızıya heliantini sarıya turnusolu
maviye boyar). | |
| Aside etkiyerek tuzu oluşturur. Bu tepkime sırasında su
ve ısı | |
açığa çıkar. Bazların sulu çözeltileri iyonlaşmasıyla OH-
iyonları doğuran | |
elektrolitlerdir. Çözeltideki iyonlaşma etkisiz biçimde gerçekleşirse bunlara
kuvvetli bazlar | |
denir ( örneğin; sudkostik potaskostik ). Ama
iyonlaşma yalnızca | |
bölümsel olursa bunlara da zayıf bazlar adı
verilir (örneğin | |
; amonyak ). Bazların formulleri incelendiğine bu
bileşiklerin bir | |
| ya da birçok OH grubu içerdiği görülür. Formullerinde
yalnızca bir | |
| OH grubu bulunduranlara “ tekbaz ” ( örneğin
; sudkostik | |
: NaOH amonyak : NH4OH )
birden çok | |
OH grubu içerenlere ise “ çoğul baz ”
( örneğin | |
; ikibazlı baryum hidroksit : Ba (OH)2 )
denir.
Her baza | |
| bir bazik oksit denk düşer ; bazik oksidin
formülü bazın | |
| formülünde yer alan OH grupları arasındaki su elenerek
elde edilir | |
| ; örneğin CaO formülü bazik kalsiyum oksit (sönmemiş
kireç ) | |
Ca (OH)2 formülüyle gösterilen kireci karşılar. Gerçekte
suyun okside | |
| etkimesi sonucunda baz elde edilebilir. Bu olgu alkali
ve toprak-alkali | |
| bazların oluşumunda görülür. Bazlara aaaal hidroksitleri genel adının
verilmesi işte | |
bu uyumdan kaynaklanır. Nitekim bir aaaal hidroksitin genel
formülü  | |
| M( OH )n biçimindedir. Formüldeki M bir aaaali
simgeler. Her | |
| aaaalin bu tür bileşikleri vardır ve bu bileşikler
arasında aynı | |
| anda bir ya da birden çok bazik oksit
bulunabilir. Örneğin | |
demirin ( Fe ) bazik oksitleri FeO
( demir | |
| II oksit ) ve Fe2O3 ‘ tür (
demir III | |
| oksit ) ; dolayısıyla bazlarını demir II hidroksit
denilen Fe(OH)2 | |
| ve demir III hidroksit adı verilen Fe( OH
)3 oluşturur. | |
aaaal hidroksit kavramı baz kavramını genişletir ;
çünkü bu | |
bileşiklerin büyük bir bölümü suda çözünmez ve baz
işlevleri  | |
temelde tuzları oluşturan asitlerin etkimesi sonucunda ortaya
çıkar. Bu | |
özellikleri bazik oksitler de gösterir.
Arrhenius kuramına göre
bir baz | |
iyonlaştırıcı bir çözücüde çözündüğünde OH-
İyonları veren
bir maddedir. | |
| Bu tanım yeterince genel bir nitelik göstermez ve
özellikle amonyağın | |
| ( NH3 ) bazik özelliklerini veremez. Oysa Bronsted
ve ardıllarınca | |
yapılan tanıma göre bir baz H+ iyonu
ya da | |
proton alabilen asit ise proton verebilen bir
maddedir. Dolayısıyla | |
| bir asidin bir baza etki etmesi ya da
proton değişimli | |
| bir tepkimeye girmesi kolayca açıklanabilir. Böylece Bronsted kuramına
göre iki | |
tür baz ortaya çıkar : bazik moleküller
amonyak ya | |
da aminlerde olduğu ve
CH3NH2 + H+ CH3NH3
Denkleminde
görüldüğü gibi | |
bir katyon vererek bir proton bağlar ; bazik
anyonlar  | |
asetat iyonlarında olduğu ve
CH3COO- + H+ CH3COOH
Denkleminde
belirtildiği gibi | |
bir proton bağlanarak yansız bir molekül oluşturur.
Ne
var ki | |
bu örneklerde de CH3COOH molekülü CH3NH2 molekülü
ile CH3COO- | |
anyonun eşlenik asitlerini göstermektedir.
Daha genel bir baz
kavramını Lewis’e | |
borçluyuz : bağlanmamış değerlik elektron çifti taşıyan bir
parçacık  | |
molekül ya da iyon bu elektron çiftini
alabilecek bir | |
başka parçacığa (Lewis asidi ) verebiliyorsa buna
“ Lewis | |
| Bazı “ denir. Böylece yarı-kutuplu bir ortakdeğerlik bağı
oluşur ( | |
ikincil değerlik bağı ). Dolayısıyla Lewis Bronsted
asit ve | |
| bazlarının ayırt edici niteliğini oluşturan proton değişimini tek
başına bir | |
| asit-baz tepkimesi olarak ele almaz ; buna ek
olarak bir | |
organomagnezyum türevinin bir çözücüye ( adi eter
tetrahidrofuran | |
) birleşmesini su amonyak gibi moleküllerin yada
siyanür  | |
etilen diamin tetraasetik asit ( E.D.T.A ) gibi
iyonların  | |
| değerlik katmanında serbest yörüngeleri bulunan aaaal iyonlarıyla kompleks
iyonlar vermesini | |
de bir asit-baz tepkimesi olarak kabul eder :
Cu2
+ 4NH3 | |
Cu(NH3)42 +
Bazların Bazı Özellikleri :
- Kırmızı
turnusolün rengini | |
maviye fenolftaleini pembeye boyar
- Genellikle suda çözünürler
çözeltileri | |
elektrolittir. Çözeltilerinin tadı acıdır ve elde kayganlık duygusu
yaratır.
- Asitlerle | |
nötrleşme reaksiyonu vererek tuz oluştururlar.
NaOH + HNO3
NaNO3 + | |
H2O
- Genel olarak aaaallere etki etmezler. Ancak AI
Zn | |
gibi atmosfer aaaallerle bunların oksitleri ve hidroksitlerine
etki ederler.
Zn | |
| + 2KOH K2ZnO2 + H2 Al +
3NaOH | |
Na3AIO3 + 3/2 H2
ZnO + 2NaOH Na2ZnO2
+ H2O | |
AI(OH)3 + 3KOH K3AIO3 + 3H2O
-- DENEYLER
--
1) | |
Amaç : Asitlerin özelliklerini anlamak.
Araç ve Gereçler :
- Turnusol | |
kağıdı ( mavi )
- Erlenmayer
- Asit
- Pens
Deneyin Yapılışı
: Mavi | |
| turnusol kağıdının bir bölümünü eliniz aside değmeyecek şekilde
erlenmayerdeki asit | |
çözeltisine batırıp çıkartınız. Turnusol kağıdının kırmızı renk aldığını
göreceksiniz.
2) Amaç | |
: Asitlerin aaaallere etkisi.
Araç ve Gereçler :
-
3 Deney | |
tüpü
- Hidroklorik asit çözeltisi
- Demir çinko
alüminyum parçaları
Deneyin | |
| Yapılışı : 3 ayrı deney tüpünün her birine
hidroklorik asit | |
koyup sırasıyla demir çinko alüminyum parçaları
atınız. Her | |
tüpten biraz gaz çıktığı görülecektir. Çıkan gaz
yanıcı özelliktedir. | |
Çünkü bu gaz hidrojendir.
aaaal + Asit çözeltileri
aaaalin tuzu | |
+ Hidrojen
Zn + 2HCI ZnCI2 + H2
Limonda
limon asidi | |
üzümde tartarik asit elmada elma asidi
bulunur. Tüm | |
sebze meyve suları asit içerir. Sülfürik asit
endüstrinin en | |
önemli ham maddelerindendir. Akü boya deterjan
gübre | |
ve patlayıcı madde yapımında kullanılır.
3) Amaç : Bazları
tanıma ve | |
özelliklerini anlama.
Araç ve Gereçler :
- Kırmızı turnusol kağıdı
- Ca( | |
OH )2 çözeltisi ( kireç suyu )
-
NaOH çözeltisi | |
- Beher ( 3 Adet )
- Cam çubuk
- Su | |
- Ampul - Pil ( 1 5 V )
( 4 | |
Adet )
- Pil yatağı - Bağlantı kabloları
-
Krokodili kablolar | |
- Bakır levha ( 2 Adet )
Deneyin Yapılışı
: Beherlerden | |
| birine kireç suyu diğerine NaOH çözeltisi koyunuz. Her
ikisine de | |
| ayrı ayrı kırmızı turnusol kağıdını batırınız. Kırmızı turnusol
kağıdının rengi | |
maviye çevrildi mi ?
Beher saf su koyunuz. Ampul
ışık veriyor | |
| mu ? Behere biraz NaOH çözeltisi katıp cam
çubuk ile | |
| karıştırınız. Ampul ışık verdi mi ? Behere biraz
daha çözelti | |
katınız. Ampulün parlaklığı arttı mı?
Aynı deneyi ( CaCOH2
) çözeltisi | |
ile tekrarlayınız. Gözlemlerinizi yazınız. Deneydeki gözlemlerinize göre aşağıdaki
soruları cevaplayınız.
1. | |
Baz çözeltileri kırmızı turnusol ‘u maviye çeviriyor mu
?
- Evet. | |
Çeviriyor.
2. Kırmızı turnusol bazlar için ayraç olarak
kullanılabilir mi | |
?
- Evet. Kırmızı turnusol bazlar için ayraç
olarak kullanılabilir.
3. | |
Baz çözeltileri iletken midir ?
- Evet. İletkendir.
Sonuç :
Bazların sulu | |
çözeltileri iletkendir. Çözünen baz miktarı artıkça çözeltideki
iyon miktarı | |
| artar. Aynı sürede devreden daha çok elektrik yükü
geçer. Akım | |
şiddeti arttığı için ampul daha parlak yanar.
Asit ve
bazların tekstile | |
kağıda ve dokulara etkileri vardır. Söz gelişi
derişik | |
| NaOH çözeltisi selüloz ipliklerinin yüzeylerine etki eder. Onların
daha parlak | |
| olmasını sağlar. Daha parlak hale gelen bu ipliklere
merserize iplik | |
denir.
Derişik H2SO4 çözeltisi de selüloza ( kağıda )
etki eder. | |
Tahta pamuk ve pek çok organik maddeyi
kolayca ayrıştırır. | |
Deri göz ve hücre zarlarında tehlikeli boyutlarda
tahrişlere yol | |
açar.
-- ASİTLERİN ve BAZLARIN EŞDEĞER GRAMI --
Asitlerin Eşdeğer | |
Gramı ;
Bir asidin verebileceği ya da oluşturabileceği
hidrojen sayısına | |
denir.
Örnekler :
1) HCI H+ + CI- Td
= 1 | |
HCI = 36 5
neş = 36 5 / 1 =
36 5
2) H2CO3 | |
2H+ + CO3-2 Td = 2 H2CO3
= 62
neş | |
= 62 / 2 = 31 gr
3) H3PO4
3H+ | |
+ PO4-3 Td = 3 H3PO4 98
neş =
98 / | |
3 = 32 67
Bazların Eşdeğer Gramı ;
Bir bazın verebileceği
ya da | |
oluşturabileceği OH iyonu miktarıdır.
Örnekler :
1) NaOH Na+
+ OH- | |
Td = 1 NaOH = 40
neş = 40
/ 1 | |
= 40 gr
2) Ca(OH)2 Ca+2 + 2OH-
Td = | |
2 Ca(OH)2 = 74
neş = 74 / 2
= 37 | |
gr
3) Al(OH)3 Al+3 + 3OH- Td =
3 Al(OH)3 | |
= 78
neş = 78 / 3 = 26
gr
-- ASİT | |
ve BAZLARIN KUVVETİ --
Asitlerin değerlikleriyle kuvvetli
ya da | |
| zayıf oluşları arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Asitlerin
molekül yapısı | |
| ile asitlik gücü arasındaki ilişkiler oldukçada karışıktır. Bununla
beraber bir | |
asit iyonlarına ne kadar kolay ve ne
kadar çok | |
ayrılabiliyorsa o kadar kuvvetlidir.
Asitleri kendi aralarında kuvvetlilik bakımından
şöyle sıralamak | |
mümkündür.
1) Bir periyotta elementlerin hidrojenli birleşiklerinin asitlik
gücü  | |
| hidrojenin bağlı olduğu elementin elektronegatifliği arttıkça artar. Örneğin
; 2. | |
Periyotta soldan sağa doğru sıralanan azot
oksijen ve
flüorun hidrojenle | |
oluşturdukları NH3 H2O ve HF ‘ün asitlik
güçleri NH3 | |
< H2O < HF sırasında artar. Ancak
asitlik gücünün | |
hidrojenin bağlı olduğu elementin elektronegatifliğine paralel olarak
artması kuralı | |
yalnızca aynı periyottaki elementlerin hidrojenli bileşikleri için
geçerlidir.
2) Periyodik | |
| cetvelde bir grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe elementlerin
atom yarı | |
çapları artarken bu elementlerin hidrojenli bileşiklerinin asitlik gücü
hidrojenin | |
| bağlı olduğu elementin atom yarıçapı artıkça artar. Örneğin
; VIIA | |
grubunda yukarıdan aşağıya sıralanan flüor klor brom
ve iyodun | |
| hidrojenle oluşturdukları asitlerin asitlik gücü HF < HCI
< HBr | |
| < HI şeklinde değişir. Grupta yukarıdan aşağıya doğru
elektronegatiflik azaldığından | |
elektronegatifliğe bağlı olarak asitlik kuvveti açıklanmaz.
3) Oksijenli
inorganik asitlerde | |
oksijen sayısı artıkça H+ iyonunun koparılması kolaylaşır.
Bu nedenle | |
daha fazla oksijen taşıyan aynı elementlerden oluşmuş
asitlerde asitlik | |
kuvveti artar.
Klor elementinin oluşturduğu oksijenli asitlerin kuvveti
HCIO  | |
HCIO2 HCIO3 HCIO4 sırasıyla artar. Ancak
bu | |
| tür bir karşılaştırma HNO3 - HCIO3 - HIO3
gibi farklı | |
elementlerden oluşmuş oksijenli asitler arasında yapılmaz.
Bazların da değerlikleriyle
kuvvetli ya | |
da zayıf oluşları arasında doğrudan bir ilişki
yoktur. Bazlar | |
çözeltilerinde iyonlarına ne kadar kolay ve çok
ayrılabiliyorsa o | |
kadar kuvvetlidir. Ancak bazlık gücündeki değişmeler elementlerin
periyodik özelliklerine | |
göre aşağıdaki genellemelerle açıklanabilir.
1) Bir periyottaki elementlerden türeyen
bazların bazlık | |
gücü bazı oluşturan elementin iyonlaşma enerjisi (
diğer bir | |
tanımla elektronegatifliği ) arttıkça azalır. Çünkü iyonlaşma
enerjisi arttıkça | |
atomun elektron tutma gücü de artacak
-OH bağının | |
| kopması zorlaşacaktır. Periyodik sistemde soldan sağa doru gidildikçe
iyonlaşma enerjisi | |
arttığından soldan sağa doğru sıralanan elementlerin oluşturdukları
bazların bazlık | |
gücü de azalır. Örneğin ; ikinci periyotta sıralanan
N  | |
O ve F elementlerinin oluşturdukları bileşiklerin bazlık gücü
için  | |
| NH3 > H2O > HF sıralaması yapılabilir. Periyodik
cetvelin üçüncü | |
sıra elementleri olan Na Mg ve Al
elementlerinin oluşturduğu | |
| bazların bazlık gücü için de NaOH > Mg(
OH )2 | |
> Al( OH )3 sıralamasını yapmak uygundur.
2) Gruplarda
aşağıya doğru | |
inildikçe iyonlaşma enerjisi ( elektronegatifliği ) azalır.
Dolayısıyla aynı | |
| grup elementlerinin oluşturduğu bazlarda -OH bağının kopması aşağıya
doru kolaylaşır | |
bazlık gücü artar. IIA grubunda yukarıdan aşağıya
doru sıralanan | |
Be Mg Ca Sr ve
Ba elementlerinin | |
oluşturduğu bazların bazlık gücü Be( OH )2
< Mg( | |
| OH )2 < Ca( OH )2 < Sr(
OH )2 | |
< Ba( OH )2 şeklinde değişir.
Asit ve bazların
zayıf ya | |
| da kuvvetli olmaları iyonlaşma dereceleri ile açıklanabilir. Sulu
çözeltilerinde HCI | |
HNO3 ve H2SO4 gibi asitler tam
olarak iyonlaştıklarından | |
kuvvetli asit tam olarak iyonlaşmayan NH3 zayıf
bazdır.
-- | |
SORULAR --
1) N.Ş.A. 448 Litre O3 elde
etmek için | |
| kaç gram KMnO4’tı H2SO4 ile reaksiyona göndermek gerekir
? ( | |
K =39 Mn =55 O =16
)
2KMnO4 + | |
H2SO4 K2SO4 + 2MnO2 + H2O +
O3
2 | |
* 158 gr 22 4 lt
X 448 lt
x
X = | |
448 * 2 158 = 6320 gr KMnO4
22 4
2) | |
| 700 cm3 C3H8 ‘ nın su buharı ile
reaksiyona girmesi | |
sonucunda meydana gelen hidrojen gazının N.Ş.A. hacmi kaç
litredir ?
C3H8 | |
+ 6H2O 850 C 3CO2 + 10H2
1
mol Ni | |
10 mol
700 cm3 X
x
X = 7000 cm3 =
7 litre
3) | |
| 20 mol Hidrojen 40 mol CI2 ile reaksiyona
girerse N.Ş.A. | |
kaç litre HCI gazı meydana gelir ?
H2 +
CI2 | |
2HCI
1 mol 1 mol 2 * 22 4 lt
20
mol X1 | |
X2
x
X1 = 20 mol CI2 reaksiyona girer

X2 = | |
2 * 22 4 * 20 = 896 litre
HCI oluşur. | |
4) %75 saflıkta 282 gr C17H33 – COOH
‘ni katılaştırmak | |
| için N.Ş.A. kaç litre Hidrojen gerekir? ( C
= 12 | |
H = 1 O = 16
)
C17H33 – | |
COOH + H2 C17H35 – COOH
282 gr
22 4 lt | |
2000 * 0 75 X
x
X = 22 4 * 2000
* 0 75 | |
= 119 lt
282
5) 1000 gramlık bir
KOH çözeltisi | |
Alüminyumla reaksiyona girmesi sonucunda 89 6 lt H2 gazı
meydana geliyor. | |
Buna göre KOH % kaç saflıktadır ?( K=
39  | |
O=16 H=1 Al= 27 )
3KOH + Al
K3AlO3 + | |
3/2 H2
3 * 56 gr 33 6 lt
X
89 6
x
X = | |
3* 56 * 89 6 = 448 gram KOH
33 6
1000 gr | |
448 gr KOH saf ise
100 gr X
x
X =
44 8 saflıktadır.
6) | |
Aşağıdaki bileşiklerden hangisi bir asit anhidriti değildir ?
a)
SO2 b) | |
P2O5 c) SO3 d) Cr2O3 e) CaO
Çözüm
: CaO | |
| bir baz anhidritidir. Diğerleri ise bir asit anhidritidir.
Baz anhidritleri | |
suda çözündükleri zaman bazları verirler.
CaO + H2
Ca( OH | |
)2
Doğru Cevap : ( e ).
7) Cu -
Ag - | |
| Mg alışımı üzerine N.Ş.A. H2SO4 dökülüyor. Hangi aaaal
veya aaaaller | |
asitten hidrojen çıkartırlar ?
a) Mg - Ag b)
Cu - | |
Mg c) Cu d) Ag e) Mg
Çözüm :
Asitler  | |
Soy aaaallerle reaksiyona girdikleri zaman H2 gazı vermezler.
Çünkü  | |
| hidrojen soy aaaallerden daha aktiftir. Onun için Cu
- Ag | |
- Mg alaşımında yalnız Mg asitleri H açığa
çıkarır.
Mg + | |
H2SO4 MgSO4 + H2
Doğru Cevap :
( e | |
).
8) Aşağıda verilen asitlerden hangisi en kuvvetlidir ?
a)
HF b) | |
HCIO2 c) HNO3 d) H2CO3 e) CH3 –
COOH
Çözüm : | |
| Verilenler içinde en kuvvetlisi HNO3 ‘ tir. Çünkü
; asit | |
| kökü ile hidrojen arasındaki bağ çok zayıftır. Dolayısıyla
daha kolay | |
iyonlarına ayrışır.
Doğru Cevap : ( c ).
9) Aşağıda
verilen bazlar | |
içinde en kuvvetlisi olanı hangisidir ?
a) CsOH b)
Ba( OH | |
)2 c) AI( OH )3 d) KOH e)
NaOH
Çözüm : | |
| Periyodik sistemde yukarıdan aşağıya inildikçe aaaal aktifliği ve
bazlık kuvveti | |
| artar. Aynı zamanda bir bazın kuvvetliği bünyesindeki OH
sayısı ile | |
ters orantılıdır. Burada en aktif element Cs olur
dolayısıyla | |
CsOH en kuvvetli bazdır.
Doğru Cevap : ( a
).
10) Aşağıda | |
| verilen asit – baz çiftlerinden hangisi en kuvvetli
asit en | |
kuvvetli baz çiftidir ?
a) NH4OH b) Cad( OH
)2 c) | |
NaOH d) ROH e) KOH
HCIO3 H2SO4 H2SO3 HMnO4
HCIO2
Çözüm | |
: Verilenler içinde ROH en kuvvetli baz
HMnO4 en | |
kuvvetli asittir.
Doğru Cevap : ( d ).
-- PH
– POH | |
HESAPLARI --
Herhangi bir çözeltinin karakterini ( asit
baz | |
veya nötr ) belirtmek için o çözeltinin
PH veya | |
| POH ’ ını belirtmek gerekir. PH ve POH
hesaplamak için | |
| de o çözeltinin Hidrojen iyonu molar konsantrasyonunu veya
hidroksil iyonu | |
| molar konsantrasyonunu bilmek gerekir. Bir ortamın PH basit
ve kaba | |
olarak PH kağıtları ile tayin edilebilir. Hassas
bir PH | |
tayini yapmak için potansiyometrik metot kullanılır.
Su moleküllerinde bulunan
hidrojen ve | |
| oksijen atomlarını bileştiren bağların kısmen iyonik ve kısmen
de kovalent | |
| olduğu bilinmelidir. Bu nedenle su son derece zayıf
bir iletkendir. | |
Ve iyonlarına ayrılması çok güçtür.
H2O H+ +
OH- denklemine | |
| göre zayıfça dissosiye olarak ortama eşit miktarda H+
ve OH- | |
| iyonlarını verir. Suyun 250 C iyonizasyonu derecesi 18*
10-10 iyon-gram | |
| H+ ve 18* 10-10 iyon-gram OH- verir. O
halde bir | |
litre suda :
1000 * 18* 10-10 = 10-7
iyon-gram H+
18
1000 | |
* 18*10-10 = 10-7 iyon-gram OH- mevcuttur.
18
Suyun iyonizasyon
reaksiyonu denklemine | |
kütlelerin tesiri kanun tatbikiyle suyun K
denge sabiti | |
bulunur.
K = [H+] [OH-]
[H2O]
Suyun konsantrasyonunu sabit kabul
edersek :
KSU | |
= 10-14 = [H+] [OH-] olur.
Suyun iyonlarına ayrışması
sonucunda meydana | |
| gelen hidrojen iyonları molar konsantrasyonları hidroksil iyonları molar
konsantrasyonuna eşit | |
olur. Böylece ortam nötr olur.
PH Tanımı : Herhangi
bir çözelti | |
| ortamında bulunan hidrojen iyonu molar konsantrasyonun 10 tabanına
göre eksi | |
logaritmasına o ortamın pH denir.
Pratik olarak bir
asit çözeltisi | |
çok seyreltik değil ise asidin molar konsantrasyonu
ortama verdiği | |
| ( H+ ) olarak kabul edebiliriz. Çok seyreltik
ise su | |
‘dan gelen hidrojen iyonu molar konsantrasyonu da hesaba
katmak gerekir.
PH | |
= -log( H+ ) = 1 ( 1
)
log( H+ | |
)
Bir asidin kuvvetlilik derecesi bünyesindeki hidrojen sayısına
bağlı olmayıp | |
ortama verdiği ( H+ ) molar konsantrasyonuna
bağlıdır. Asit | |
ortama ne kadar çok ( H+ ) veriyorsa
O
kadar kuvvetlidir. | |
PH büyüdükçe asitlik azalır.
POH Tanımı : Herhangi bir
çözelti ortamında | |
| bulunan hidroksil iyonlarının molar konsantrasyonunun 10 tabanına göre
eksi logaritmasına | |
o ortamın POH denir.
Pratik olarak bir
baz çözeltisi | |
| çok seyreltik değil ise bazın molar konsantrasyonu ortama
verdiği ( | |
OH- ) olarak alınabilir. Çok seyreltik ise
su ‘dan | |
| gelen ( OH- ) iyonu molar konsantrasyonu da
hesaba katmak | |
gerekir.
POH = -log( OH- ) = 1 (
2 )
log( | |
OH- )
Bir bazın kuvvetlilik derecesi bünyesinde bulundurduğu
OH- sayısına | |
bağlı olmayıp ortama vermiş olduğu ( OH- )
iyonu molar | |
konsantrasyonuna bağlıdır.
Baz ortama ne kadar çok (
OH- ) | |
| iyonu veriyorsa o kadar kuvvetlidir. POH büyüdükçe bazlık
azalır. Bir | |
| ortamın ( H+ ) ile ( OH- )
çarpımı 10-14 | |
| ‘ e eşittir. Bir ortamın PH ile POH
toplamı ise | |
14 ‘ e eşittir.
( H+ ) ( OH-
) = | |
| 10-14 Bir ortamın PH = POH = 7
ise ortam | |
nötrdür.
PH + POH = 14 Bir ortamın
PH < | |
7 veya POH > 7 ise ortam Asidik.
Bir
ortamın PH | |
> 7 veya POH < 7 ise ortam
Bazik.
Konuyla İlgili | |
Örnekler :
1) 0 001 M CH3 - COOH çözeltisinin
pH ve | |
| pOH ‘ ını hesaplayınız. ( Bu zayıf asidin
tam iyonlaştığını | |
kabul ediniz )
Çözüm :
CH3 - COOH
CH3 - | |
COO - + H+
0 001 M 0 001 M
Ortamın ( | |
H+ ) = 0 001 = 10-3 pH
= -log | |
( 10-3 ) = 3 
pH + pOH
= 14 | |
| 3 + pOH = 14 pOH
= 11 | |
2) 20 gram NaOH ‘ in 500 cm3
suda çözülmesi | |
| sonunda meydana gelen çözeltinin pOH ve pH ne
olur ? | |
( Na = 23 O = 16
H | |
= 1 )
Çözüm : Önce çözeltinin molar konsantrasyonu
bulunur
m = | |
20 gram m = M1 * M *
V
NaOH | |
= 40 1000
V = 500 cm3
M =
? 20 | |
| = 40 * M * 500 M
= 20 | |
M = 1
1000 20
Molar konsantrasyonu
1 olur.
NaOH | |
Na+ + OH-
1 M 1 M
Ortamdaki ( | |
OH- ) = 1 = 10o
POH = -log(
10o ) | |
| = 0 POH = 0 kuvvetli baz
pH = | |
14 olur.
3) Hidrojen iyon konsantrasyonu 5 4 * 10-8
mol / | |
lt olan bir ortamın pH ve pOH ‘ını
hesaplayınız.
Çözüm :
pH | |
= -log( H+ ) pH = -log(
5 4 * | |
10-O ) pH = -log5 4 – log10-8
pH
= -0 73 | |
+ 8 = 7 27 pOH = 14
– pH | |
pOH = 14 – 7 27 = 6 73
4) Bir | |
| çözeltinin ( OH- ) iyonu molar konsantrasyonu 1
* 10-6 | |
M dır. Buna göre çözeltinin pH ‘ ı
nedir ?
Çözüm | |
:
Bir ortamın pH ‘ ı ortamın
( H+ | |
) ‘ nun 10 tabanına göre eksi logaritmasıdır.
I.
Metot :
( | |
| H+ ) ( OH-) = 10-14 (
H+ ) | |
= 10-14 = 10-8 M
10-6
pH = log(
OH+ ) | |
| pH = -log( 1 * 10-8 )
= 8 | |
olur.
II.Metot :
Önce pOH hesaplanır 14 ‘ den çıkarılır
;
pOH = | |
| -log( OH- ) pOH = -log(1 *
10-6 ) | |
= 6
pOH + pH = 14 olduğundan pH
= 8 | |
olur.
5) PH ‘ ı 5 olan bir
eriyik  | |
pH ‘ ı 4 olandan
a) Daha kuvvetli asit
c) Daha | |
zayıf asit e) Bilinmez
b) Daha kuvvetli baz d)
Daha zayıf | |
bazdır
Çözüm :
Bir asidin veya bazın kuvvetlilik derecesi
ortama vermiş | |
oldukları ( H+ ) veya
( OH- )
bağlıdır. Ortama | |
| ne kadar fazla ( H+ ) veya (
OH- ) | |
| nu veriyorsa o kadar kuvvetlidir. Aynı zamanda pH
büyüdükçe ortamın | |
asitliği azalır.
PH ‘ ı 5 olan ortamdaki (
H+ ) | |
= 10-5 M 
PH ‘ ı 4 olan
ortamdaki ( | |
H+ ) = 10-4 M dır.
10-4 > 10-5
‘ den. | |
| Onun için pH ‘ ı 5 olan bir
eriyik pH | |
‘ ı 4 olandan daha zayıftır.
Doğru Cevap :
( c | |
).
6) Saf suyun pH ‘ ı kaçtır ?
Çözüm
:
H2O | |
H+ + OH-
KSU = 10-14 = ( H+
) ( | |
OH- )
( H+ ) = 10-14 (
H+ ) | |
= 10-7 pH = -log( 10-7 ) =
7
7) 2 | |
| litre su da 40 gram NaOH çözülüyor. Meydana
gelen çözeltinin | |
pOH ‘ı kaçtır ?
( Na = 23
O = | |
16 H = 1 )
Çözüm :
Öncelikle çözeltinin
molar konsantrasyonu | |
bulunur
m = M * M1 * V
40 = | |
M * 40 * 2000 M = 0 5
molar
1000 | |
1000
NaOH Na+ + OH-
0 5 M 0 5 M
0 5 M
Bazın | |
molar konsantrasyonu ortama vereceği OH- konsantrasyonunu verir.
POH =
- log( | |
OH- ) POH = - log( 0 5
) | |
POH = - log( 5 * 10-1 )
POH
= - | |
| log 5 - log 10-1 POH =
1 – | |
0 7 = 0 3
8) ( H+ ) iyonu
molar konsantrasyonu | |
10-13 olan bir ortamın pOH ‘ ı nedir
?
Çözüm :
PH | |
| = - log( H+ ) pH =
- log( | |
10-13 ) = 13
9) 1 M HCI ‘in
pH ‘ | |
0 2 M HCI ‘den
a) Daha yüksektir c)
Her ikisi | |
de 2 ‘ dir e) Eşittir
b) Daha
düşüktür d) | |
Birincisi 1 diğeri 1 2 ‘dir
Çözüm :
pH
= - | |
log( 1 ) = 0 pH = -
log( 0 2 | |
| ) = - log( 2 * 10-1 )
pH = | |
1 – 0 3 = 0 1
1 M HCI’ in
pH = | |
0 0 2 M HCI ‘ in pH
= 0 7
Doğru | |
Cevap : ( b ).
10) Litresinde 0 000001 mol
H+ iyonu | |
bulunan bir çözeltinin pH ve pOH ‘ını hesaplayanız.
Çözüm
:
pH = | |
| - log( H+ ) = - log( 10-6
) = | |
| 6 pH + pOH = 10
pOH = | |
8
-- ASİT-BAZ DENGESİ YÖNÜNDEN KAN GAZLARININ --
-- YORUMLANMASI
--
Asit-Baz | |
| dengesi bozukluklarının kliniği karakteristik değildir. Ve kan gazları
analizi yapılmadan | |
| kolay tanı konamaz. Asit-Baz dengesi bozuklukları respiratuvar ve
aaaabolik nedenlere | |
| bağlı olabilir. Respiratuvar olaylarda asidoz veya alkaloz PaCO2’ndaki
değişim sonucu | |
gelişir. Respiratuvar bozuklukların göstergesi PaCO2’dir. PaCO2 res. asidozda
artar res. | |
| alkalozda ise düşüktür. aaaabolik bozuklukların tanısı en kolay
BE değerindeki | |
değişikliklerle konur. aaaabolik asidozda BE değeri –3mol/L’den düşük
aaaabolik | |
alkalozda ise +3mol/L’den yüksektir.
Asidoz veya alkaloz geliştiğinde
kompansasyon | |
| mekanizmaları ile pH normal sınırlarda tutulmaya çalışılır. Respiratuvar
bozukluklarda renal | |
| kompansasyon geç geliştiğinden akut ve kronik respiratuvar bozuklukların
ayırt edilmesi | |
| gerekir. aaaabolik bozuklukların solunumla kompansasyonu ise hızlı olur.
Respiratuvar bozukluklarda | |
| primer değişiklik PaCO2’ndadır ve HCO2’ların arttırılması veya azaltılması
ile kompanse | |
edilir. aaaabolik bozukluklarda ise primer değişim HCO2’lardadır ve
pH  | |
PaCO2 değiştirilerek normale getirilmeye çalışılır.
-- ORGANİK MOLEKÜLLERDE ASİTLİK
– BAZLIK | |
--
Organik reaksiyonlarda reaksiyonun yönünü ve ihtimalleri tahmin
etmede en | |
| önemli faktörlerden biride organik molekülde bulunan atomlara ve
bunların elektronegativitelerine | |
bağlı olarak asidik yada bazik yapısını tahmin etmektir.
Asit ve | |
| bazlık için bilinen iki tanımlama vardır. Bunlardan birincisi
Brönsted-Lowry teoremidir | |
| ki : Asit proton ( H+ iyonu )
veren baz | |
| ise proton alan moleküller olarak tanımlanır. Organik moleküllerde
en bilinen | |
| asit türevleri karboksilik asitlerdir. Bir karboksilik asidin proton
verme eğilimi | |
nasıl açıklanabilir.
Baz olarak sodyum ve potasyum hidroksit yanında
azot | |
üzerindeki elektron çiftlerinden dolayı amin türevleri alkollerin
konjuge bazları | |
- alkoksitler kullanılmaktadır.
Bazı moleküllerin verebilecek protonları olmadığı halde
asit olarak | |
davranmasını Brönsted-Lowry tanımlaması açıklayamaz. Örnek olarak bortriflorür
alüminyum klorür | |
| güçlü birer asit olarak davranmalarına rağmen üzerlerinde verebilecekleri
protonları yoktur. | |
| Bunlar Lewis asit- baz tanımı : Elektron alanlar
asit elektron | |
verenler bazdır tanımı ile açıklanabilirler ve bu
tür maddelere | |
genel olarak Lewis asitleri bunlara elektron veren
genelde üzerinde | |
elektron çifti bulunduran maddelere de Lewis bazı denir.
Bunlardan
Bortriflorürü inceleyelim. | |
Bor-5-protona sahip bir elementtir ve SP2 hibritleşmesi yapar.
Hibritleşme
sonunda bir | |
| tane hibrite katılmayan boş P orbitali kalır ki
bu orbitalde | |
| elektron almaya müsaittir ve asit olarak davranma sebebi
bu şekilde | |
açıklanabilir.
| |