Pazar Kavrami
Üretilen mal ve hizmetlerin tüketicilerin
tamamına hitap | (...) Fransiz Ihtilali
Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri
Fransız |
| etmediği gerçeği mal ve hizmetlerin pazarlanması sırasında bazı
kriterleri kullanarak | İhtilali meydana geldiği tarihe damgasını vurmuş ve bütün toplumları etkilemiş |
| pazardaki insanları mümkün olduğunca homojen sınıflara ayırma ihtiyacını
doğurmaktadır. Bu | bir olaydır. İhtilal öncesi Avrupasına bir göz attığımızda halk kilisenin |
sayede amaçlarına daha etkili bir biçimde ulaşacaktır.
Pazar dendiğinde
alıcı ve | taassubu altında inliyordu. Ülkeler küçük derebeyliklere bölünmüştü ve ağır vergiler |
| satıcıların buluştuğu yer akla gelirken biz pazarı bir
ihtiyacı olan | halkı iyece fakirleştirmişti. İhtilalin öncesinde halk isyan derecesine ulaşmıştı.1
Tarihte |
| bu ihtiyacı karşılama arzusu ve kaynakları olan tüketici
top1ulu olarak | her olayın mutlaka bir sebebi vardır. Fransız İhtilalinin de sebebi |
| tanımlıyoruz. Bu tanıma göre toplumun tamamı aslında pazar
olarak algılanabilir. | vardır. İhtilal öncesi İhtilali hazırlayan şartlar mevcuttur. 5 mayıs 1789 |
| Halbuki elimizdeki kısıtlara göre bir işletme için pazar
olan başka | tarihi başlangıç olarak kabul edilen Fransız İnkılâbı meydana getirdiği gelişme |
| bir işletme için pazar olmayabilir. Bir işletmenin hitap
ettiği pazar | ve olaylarla çeyrek yüzyıl Avrupa’nın siyasi ekonomik ve sosyal hayatını |
| başka bir işletmenin hitap ettiği pazarla aynı olabilir
yada çakışabilir. | değiştirdi.2 Fransa’nın toplum yapısında çok büyük eşitsizlikler vardı. Soylular ve |
| Bu durumda aynı pazara mal yada hizmet sunan
işletmeler birbirlerine | papazlar sınıfı imtiyazlara sahipti. Ticaretle meşgul olan ve şehir merkezlerinde |
rakip duruma geçmiş olurlar.
Kimler bizim pazarımızdadır? Kimler bizim
pazarımızın dışındadır? | oturan burjuvalar ise zengin olmuşlardı. Hiçbir hakkı olmayan köylüler ise |
| Bunları bilmek için pazar ile ilgili bazı tanım
ve kavramlar | çalışmak ve vergi vermekten başka hiçbir hakka sahip değillerdi. Fransa |
| üzerinde anlaşmaya varmış olmak gerekmektedir. Uygun bir pazar
bölümünün hedef | Kralı XVI. Louis yaptırmış olduğu Versailles sarayında lüks içerisinde yaşıyor |
| alınarak uygun bir pazarlama karmasıyla faaliyet gösterebilmek için
işletme şu | ve her türlü israfı yapmaktan geri kalmıyordu. Kilise halkı sürekli |
üç aşamada önemli kararlar verir:
• Pazar bölümlendirme
• Hedef
pazarın belirlenmesi
• | taassup içinde tutuyor ve krala ihaneti en büyük suç sayıyordu. |
Konumlandırma
PAZAR KAVRAMLARI
Üretilen mal ve hizmetlerin pazarlanmasında artık tüm
dünyayı göz | İhtilalinin fikir alanındaki sebepleri ise Diderof ve d’Albert’in öncülük ettiği |
önüne almak gerekmektedir. Üstelik bu eskisine nispetle daha
kolay ve | ansiklopedistler vasıtasıyla toplumun alt tabakasına yeni fikirler yayılıyordu. Cumhuriyet ve |
| daha elzemdir. Öyleyse mal yada hizmet üretirken dünyadaki
tüm insanların | demokrasi anlayışı yavaş yavaş yayılıyordu. J. J. Rousseau Voltair Montesguieu |
oluşturduğu global pazarı bizim müşterimiz olacaklarmış gibi düşünmek
gerekmektedir. Bunu | halkı bilinçlendiriyordu.3
Kralın’da beklenen reformu yapmaması üzerine soylular ve papazlar |
| sadece bir ülke insanları olarak düşündüğümüzde pazar tanımına
başka bir | ve halk temsilcileri arasında oy kullanımı yüzünden çıkan anlaşmazlık büyüdü. |
isim vermekte fayda vardır.
Bir ülke nüfusunun pazarlama faaliyetleri
sırasında bütün | Çünkü sınıf esası üzerine oy kullanılmasında halk temsilcileri halkın % |
| olarak düşünülmesi Yerinde olur. Bir ülke nüfusu aslında
toplam pazarı | 96’sını temsil etmesine rağmen her zaman soylular ve papazların dediği |
| oluşturmaktadır. Çünkü toplam pazarın içinde değişik özelliklere sahip
bir çok | oluyordu. Böylece devam eden olaylar ihtilâli meydana getirdi. Ulusal meclis |
küçük çaplı pazarlar yer almaktadır.
Kalabalık gibi gözükmesine rağmen
aslında işletmenin | Kurucu meclis Yasama meclisi Konvention Directoire Konsüllük dönemi sırasıyla Fransa’da |
| bu büyüklükteki bir talebi karşılamaya çalışması gerekmez. Çünkü
her kadın | Cumhuriyet ve demokrasi gelişti. Kral ve eşi idam edildi. Halkın |
| etek giymeyebilir. Burada kadınların tamamı potansiyel pazarı oluşturmaktadır.
Potansiyel pazarın | hareketi başarıya ulaşmış oldu. Siyasi dinî ekonomik nedenlerle meydana gelen |
| tamamı gerçekte bizim ürettiğimiz mal yada hizmeti talep
etmeyebilir. Öyleyse | ihtilal Fransa’yı çok farklı yerlere taşıdı ve o tarihten sonra |
| potansiyel pazar içinde yer aldığını düşündüğümüz tüketiciler gerçekte
alıcı olmayabilirler. | meydana gelen tüm milliyetçilik ayaklanmalarına temel teşkil etti.
Fransız inkılâbı sonucunda |
| Bunları potansiyel pazardan çıkardığımızda önümüze potansiyel pazardan daha
küçük ama | bazı yeni devletler kurulurken bazı büyük devletler parçalandı. Dünyada yeni |
| pazarlamaya çalıştığımız mal yada hizmete talebi daha belirgin
bir tüketici | olaylar ve oluşumlar meydana geldi. Fransa’da 1789 yılında halik ve |
topluluğu karşımıza çıkar.
Potansiyel pazar içinde yer alıp da
talebi olan | burjuva sınıflarının krala ve zadegana karşı meydana getirdiği ve başarıya |
| tüketicilerin oluşturduğu bu yeni pazar türüne hazır (gerçek)
pazar diyebiliriz. | ulaşan bu inkılâb aynı zamanda Osmanlı Devleti Avusturya-Macaristan İngiltere Rusya |
| Çünkü mal yada hizmetlere ihtiyaçları vardır. Belki bunun
farkındadırlar belki | gibi devletler için pek de olumlu bir olay olmadı.4
1789 Fransız |
| farkında değildirler. Ancak bu ayrıma gitmemiş olsalar bile
talebi olan | İhtilalinin mahiyeti o sırada Avusturya ve Rusya ile savaş halinde |
tüketicilerin oluşturduğu pazar hazır pazar adını almaktadır.
Şekil 5.1
Pazar Kavramları
Hazır | olan Osmanlı Devleti’ni uzun süre ilgilendirmedi. 1791-92 Ziştovi ve Yaş |
| pazarın tamamı işletmenin pazarı olabilir mi? Bu sorunun
cevabını verebilmek | antlaşmasından sonra biraz ilgilendiyse de 1791’de kralın yetkilerinin sınırlandırılması hatta |
için talebin durumuna rekabete bakmak gerekir. Eğer işletmenin
kaynakları hazır | azli ve idamı Osmanlıyı endişelendirmedi.5
İhtilalin en önemli mesajı “milletlerin kendi |
| pazarın tamamının talebini karşılamakta yetersiz kalacaksa o zaman
hazır pazarın | kaderini kendisinin belirlemesi” prensibi milletlerarası camiaya yerleşti. Osmanlı Devleti Fransız |
| rakiplerin de olduğu bir ortamda işletmenin mal ve
hizmet sunmayı | İhtilalini Avrupa’nın iç meselesi olarak görüyor hiç ilgilenmiyordu. Ancak Fransa’nın |
| düşündüğü tüketici kitlesi işletmenin hedef pazarını oluşturmaktadır. Şekil
5.1 ‘de | 1797’de Yedi adalara el koyup Yunanlıları bağımsızlık için kışkırtmasıyla milliyetçilik |
| pazar kavramlarının karşılaştırmalı olarak görülmesine imkan vardır. İşletmelerin
hedefledikleri pazarın | prensibinin ve ihtilalin önemi ancak anlaşılabildi.6
Bu dönemde Fransız İhtilaline karşı |
tamamını elde etmelerine rakip işletmelerin güçleri tüketicilerin coğrafi
yada demografik | tarafsız kalan pek az ülkeden biriydi. Osmanlı ülkesinde İhtilal yanlıları |
| dağılımı veya işletmenin pazara ulaşmada kullanabileceği kaynakların sınırlı
oluşu gibi | kahvehanelerde broşür dağıtıyorlardı. Hak özgürlük ve eşitlikten bahsediyorlardı. Bu dönemde |
bazı engeller vardır.1
Bu engellere rağmen pazarlama çabaları sonucunda
örgütün pazara | ortaya çıkan yeni düşüncelerin Osmanlılar tarafından ne ölçüde anlaşıldığını kestirmek |
| sunduğu mal ve hizmetleri tercih eden tüketici kitlesi
işletme için | olanaksızdır.7
III. Selim ihtilalci Fransa’yı desteklemiştir. Bu da Osmanlı’nın kendisi için |
| girilmiş pazarı ifade etmektedir. İşletmeler tarafından en çok
kullanılan pazar | çok yakın gelecekte tehlike oluşturacak olan bu olayı tam olarak |
kavramı girilmiş pazarın hazır pazar içindeki büyüklüğünü ifade
eden pazar | anlayamadığını gösterir.8 Fransa ihtilalden çok kısa bir süre sonra yayılmacı |
| payı kavramıdır. Çoğu zaman işletme yöneticileri işletmelerinin toplam
nüfusa oranlanması | politikalar içerisine girmiştir. Amerika bağımsızlığa destek vererek el altından Amerika’daki |
| ile pazar payı oranının elde edildiğini düşünmektedirler. Halbuki
nüfusun tamamı | İngiliz kolonilere silah satıyordu. Aynı zamanda Osmanlı ülkesi olan Mısır’a |
| toplam pazarı oluşturmasına rağmen işletmenin pazara sunduğu mal
ve hizmetlerin | çok geçmeden saldırmıştı.9
Fransa’nın Osmanlı Devleti üzerindeki bu gizi hesaplarına rağmen |
| kullanıcısı olmayabilirler. İşin doğrusu şudur: Girilmiş pazardaki tüketicilerin
sayı sının | Osmanlıyla Fransa arasında Kanuni döneminden bu yana devam eden ve |
| hazır pazardaki tüketicilerin sayısına oranlanması ile bulunan oran
işletmenin pazar | sürekli gelişen bir dostluk vardı. İki devlet arasındaki ticari ve |
payını göstermektedir.
TALEP ÖLÇÜM VE TAHMİNİ
Talep satın alma gücü
ile desteklenmiş | diplomatik faaliyetler çok eskiye dayanıyordu. Fransız İhtilali başladığında bu olayı |
| tüketim isteği olarak tanımlanabilir. Ama bu tanımda mal
yada hizmetin | Fransa’nın iç sorunu olarak gören Osmanlı Devleti bir İslâm devleti |
| özelliklerini kapsamaktan uzaktır. Öyleyse tanım içinde ürünün de
yer alması | olması hasebiyle kendi ülkesinde Avrupa ölçülerine göre bir adaletsizlik eşitsizlik |
| doğru olur. Belirli bir fiyattan tüketicilerin satın almayı
düşündükleri miktar | siyasi ve sosyal bozukluklar mevcut değildi.10 Üstelik Fransa dostu olan |
| olarak tanımlanabilir.1 Bu tanımı pazarlama açısın dan düşündüğümüz
zaman talep | bir ülke olmasına rağmen çok uzaktaydı. Buradaki gelişmeleri ancak dolaylı |
muhtemel satış miktarı yada hacmini ifade edecektir.
Talebin Ölçülmesi
Pazarda
yer alan | yollardan öğrenebiliyordu. Osmanlı Devleti bir çok problemle uğraşması çöküş sürecine |
| gerek nihai tüketiciler gerekse endüstriyel tüketiciler ihtiyaçlarını karşılamak
üzere satın | girmesi dolayısıyla böyle bir işle uğraşmaya vakitte bulamıyordu.11
1792 yılında Fransa |
| alma niyetine sahiptirler. Bu niyetin büyüklüğü işletmeler için
6 Çünkü | yeni rejimini korumak ve rejimini ülkelere tanıtmak üzere doğal sınırlarının |
| bu büyüklük oranında mal ve hizmet üretilecektir. Aksi
halde kaynakların | dışında savaşlara girişti. Bunun karşısında Osmanlı Devleti tarafsızlığını ilan etti. |
boşa kullanımı söz konusu olacaktır.
Şekil 5.2 Talep
Eğrileri
Talep eğrisinin | Fransa’nın Osmanlı’yı parçalamak isteyen Rusya ve Avusturya’yı yenmesi İstanbul’da sevinçle |
| eğimi tüketicilerin talebinin esnekliğini gösterir. Buna talebin fiyat
esnekliği denir. | karşılandı. Fransa’nın isteğine rağmen Osmanlı Devleti bu yeni rejimi hemen |
| Bir mal yada hizmetin fiyatı bir birim artırıldığında
tüketicilerin satın | tanımak istemedi. Osmanlı yöneticilerine göre Fransa’nın yeni rejimi Avrupa’nın sorunu |
| almaktan vazgeçtikleri miktarın büyüklüğünü talebin fiyat esnekliği ile
ölçmek mümkündür. | idi. Osmanlı’nın Avrupa hukukuna dahil olmadığını öne sürüyorlardı. Osmanlı hükümeti |
| Şekil 5.2 (b)’de tüketicilerin fiyat ne olursa olsun
belirli bir | ihtilal karşısında gerçekten tarafsız davranıyordu.12
1793’te Fransa İstanbul’a olağanüstü elçiler göndererek |
| miktarda talep ettikleri ürünlere talebi simgeleyen bir doğru
vardır. Burada | Fransa Cumhuriyet hükümetinin tanınmasını Türkiye ile Fransa arasında anlaşma yapılmasını |
talep katıdır fiyat ne olursa olsun tüketiciler mala
olan taleplerinden | ve Türkiye’nin savaşa girmesini istedi ama Türk hükümeti bunu reddetti. |
vazgeçmemektedirler. Özellikle tekel olan malların talep eğrisi buna
yakındır.
Şekildeki | Çünkü Fransa’nın Cumhuriyetini tanımakla Avrupa’ya karşı cephe almak istemiyordu. Prusya |
| (e) grafiğinde fiyattaki küçük bir değişikliğin miktarda çok
büyük değişimlere | Fransa’yı tanıdıktan sonra Osmanlı Devleti Fransa Cumhuriyetini tanıdı.13
Bu tarihten sonra |
| yol açtığını görmek mümkündür. İhtiyaç olan bir malın
fiyatından dolayı | Fransa Osmanlıyı Rusya ve Avusturya aleyhinde savaşa sokmak istiyordu. Osmanlı |
| yeteri kadar alınamaması söz konusu iken fiyattaki bir
düşme satın | buna yanaşmadı. Napolyon orduları ile Avrupa’da bir çok orduları yenerek |
| alınacak miktarı büyük oranda artırmaktadır. (d) grafiğinde talebin
belirli bir | Compo Formio anlaşmasıyla üstünlüğünü kabul ettirdi.14
1798’de Mısırı işgal eden Fransızlarla |
| nokta dan sonra kırıldığı gözlenmektedir. Buna göre talep
esnekken bir | Osmanlılar arasındaki münasebetler bitmişti. 1798’de Pramidler savaşını kazanan Mısır’dan İngilizler |
| noktadan sonra talebin senekliği düşmektedir. (e) grafiğinde ise
her noktasında | ve Ruslar sayesinde onların desteğiyle çıkarabildi. Ama bu seferde Mısır’a |
farklı esnekliğe sahip bir talep eğrisi görülmektedir.
Pazarlamada tüketicilerin
taleplerinin ölçülebilmesi | İngilizler yerleşti. Fransızlar gittikleri bütün yerlerde milliyetçilik akımlarını yayıyorlardı. Mısır’a |
| çok önemlidir. Pazarlama faaliyetleri sırasında alınacak kararların isabetli
olabilmesi için | girip çıkan Fransızlar Kölemenleri Osmanlı aleyhine kışkırttılar. Daha sonra da |
talebin durumu hakkında bilgi toplamak gerekecektir. Pazardaki tüketicilerin
sayılan tüketim | işgal ettiği yedi adadan çekilmesi üzerine bölgeye Ruslar geldi. Tıpkı |
| miktarları gibi niceliksel özelliklerinin belirlenmesi ile pazarın ölçülmesi
sağlanmış olur. | Fransızlar gibi Ruslar da Rumları Osmanlı aleyhine kışkırtmaya başladılar. Diğer |
| Ölçümün yapılması ile pazarlama yöneticilerinin önündeki belirsizliklerin bir
kısmı kaybolacaktır. | taraftan Ruslar Balkanlarda ulusçuluk faaliyetlerini yaymaya devam ettiler.
Fransızlar propagandalarını çekilmiş |
| Daha az belirsizlik ise daha az risk ve
daha isabetli | oldukları bölgelerde sürdürdüler. Türkçe Rumca Ermenice’ye tercüme ettikleri milliyetçiliğe ve |
kararlar anlamına gelmektedir.
Talep Tahmini
Pazar hakkında nicel bilgilere sahip
olurken pazarlamayı | Cumhuriyete dair eserleri özel adamları Akdeniz adalarına gönderdiler.15 Yunan isyanları |
| etkileyen iç ve dış etkenler hakkında da bilgiler
bulmak pazarlama | 6 Mart 1821’de Eflak Buğdan’da başladı. Etnik-i Eterya bu faaliyeti |
| kararlarında isabeti artıracaktır. Aynı şekilde tüketicilerin davranışları hakkında
derlenmiş bilgilerin | yürütüyordu.16
Fransa’nın çabaları ve zararlı faaliyetleri sonucunda Osmanlı milleti olan gayr-i |
| kullanılması pazarlama yöneticilerine kolaylık sağlayacaktır. Talebin mevcut durumunu
bilmek önemlidir | müslim Hıristiyan teb’a başta olmak üzere bir süre sonra müsüman |
| ama gelecekte nasıl olacağını bilmek daha önemlidir. Girişimcilerin
genellikle pazarla | teb’a devlete karşı isyan etmiştir.
1804 tarihinde Sırplar isyan etmişlerdir. 1821’de |
| ilgili bir talep tahmini yaptıktan sonra yatırımlarını gerçekleştirmektedir.
Ancak tahminlerin | Morada isyan meydana gelecektir. 1830 yılında Yunanistan bağımsız olarak bir |
sağlıklı olması için sağlam verilere dayanarak öngörüde bulunmak
gerekir.
Talep tahmininde | devlet kuracaktır.17
Daha sonraları Fransızlar Cezayir’i işgal edecekler ve bunun yanı |
| değişik yöntemler kullanılabilir. İstatistiksel yöntemlerle yada istatistiksel olmayan
yöntemlerle talep | sıra M. Ali Paşa’ya destek vererek Vali’nin devletine karşı cephe |
tahmin edilebilir. Talep istatistiksel olmayan biçimde;
• satış gücünde
çalışan satış | almasına sağlayacaklardır.
Rusya ise Balkanlarda Osmanlı aleyhine propaganda yaptığı gibi Kırım’a |
elemanlarının görüşlerinden yararlanarak yada
• yöneticilerin pazardaki gözlemleri sonucu
ettikleri sübjektif | girerek Kırım’da yaşayan Türkleri bağımsızlık vaadetmek girişmiş olduğu türlü entrikalarla |
değerlendirmeleri ile tahmin edilebilir.
Talebin tahmin edilmesinde istatistiksel yöntemlerde
kullanılabilir. Birincil | Kırım’ı Osmanlı’dan ayırarak ilhak etmiştir. Artık büyük devletler Osmanlı’nın içişlerine |
| yada ikincil kaynaklardan elde edilen verilere dayanılarak yapılacak
bazı hesaplamalarla | müdahale ediyorlar ve her taraftan Osmanlıyı çökertmeye çalışıyorlardı. 1839 Tanzimat |
| talebin tahmin edilmesi mümkündür. Talep tahmininde en çok
kullanılan istatistiksel | Fermanı ve daha sonra Avrupalı devletlerin baskıları sonucunda 1856 yılında |
yöntemler;
• regresyon analizi
• zaman serileri analizi
• kesit verilerle
talep tahmini | ilan edilen Islahat Fermanıyla gayrimüslim tebaya çok geniş haklar veriliyordu. |
ve
• zincir oran yöntemidir.
Regresyon yöntemiyle geçmişteki verilerden yararlanarak
ileride talebin | Bu ıslahat Fermanını Osmanlı kabul etmek zorunda kalmıştır.18
Fransa’nın tarihteki Osmanlı |
| ne olacağı tahmin edilebilir. Buna göre geçmişteki değerlerden
bir eğim | Politikası daha önce anlattığımız örneklerde görüldüğü üzere müspet bir yön |
hesaplanarak satışların ne olacağı tahmin edilmeye çalışılır.
Zaman içinde
bir olaya | yoktur. Fransa pek çok olayda Osmanlı Devleti’ni kendi menfaatleri için |
| ait verilerin fotoğrafik olarak toplanarak değerlendirilmesi yöntemine yatay
kesit verilerle | kullanacağı paravan veya alet olarak görmüştür.19
Çeşitli ırkları farklı dinlere mensup |
| tahmin yapma adı verilir. Ölçüm zamanından önce ve
sonra meydana | milletleri bünyesinde barındıran Osmanlı Devleti için milliyetçilik akımı Osmanlı için |
| gelen olaylar bu yöntemde ihmal edilir. Bu nedenle
örneklemenin doğru | gerçek bir felaket olmuştur. Avrupalı devletlerin kültürel ekonomik siyasi ve |
yapılması son derece önemlidir. Tüketici sayısının tüketici başına
harcanabilir gelirin | askeri baskıları sonucunda Osmanlı Devleti her tarafında isyanların başladığı her |
| ve gelirden bir mala ayrılan payın bilinmesi talep
tahmininde zincir | devletin müdahalesinin olduğu bir devlet haline gelmişti. Tüm planlar Osmanlı’yı |
| oran yöntemini kullanmayı mümkün hale getirebilir. Tüketicinin söz
konusu mali | parçalamak için yapılıyordu. 1856 Islahat Fermayıla gayrimüslim teb’aya bir takım |
alabilmek maksadıyla tasarruf yaptığı yada bu miktar kadar
borçlandığı varsayılır.
PAZAR | haklar verdiyse de Avrupalı devletlerin isteklerinin ardı arkası kesilmek bilmedi. |
BÖLÜMLENDIRME
Tüketiciler farklı istek ve ihtiyaçlara sahiptirler. Pazar bölümlendirme
potansiyel müşterilerin | Rusya Balkanları Fransa Cezayir’i İngiltere Kıbrıs ve Mısır Avusturya-Macaristan Bosna |
| ortak ihtiyaçlarına göre veya pazarda gösterdikleri tüketici davranışlarındaki
benzerlikler göre | Hersek’i ilhak etmek için zikrolunan yerlere girmişlerdi.20 Osmanlı Devleti’nin ortaya |
yapılır. Bölümlendirme yapıldığında her bölüm homojen özelliklere sahip
tüketicilerden oluşur.
Bazen | attı ve ne Osmanlıcılık ne de İslamcılık gibi projeler Osmanlıyı |
| bir işletme değişik pazar bölümlerine birden fazla ürünle
girer. Bu | çöküşten kurtaramamıştır. Meşrutiyet’in ikinci kez ilan edildiği 1908 tarihinde Avusturya-Macaristan |
| durumda her ürün için hedef pazarın ayrı ayrı
tespit edilmesinde | Bosna Hersek’i topraklarına katmasının yanı sıra Bulgaristan’da bağımsızlığını ilan etmiştir. |
| yarar vardır. Her ürün için kullanılacak pazarlama bileşenleri
farlı farklı | Osmanlılar bu durumu kabullenmek zorunda kaldılar.21 Tunus Fas Karada gibi |
olduğundan tüketicilere daha etkili şekilde ulaşabilmek için pazardaki
tüketiciler bölümlendirilir.
Pazar | bir çok ulus Osmanlı’yı karşı önceden isyan etmişlerdi.
İtalyanlar Trablusgarb’ı |
bölümlendirmenin yararları:
• Firmaların kaynaklarını daha etkin kullanmalarını sağlar
•
Tüketici ihtiyaçlarının | işgal ederek Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprağını da aldılar. I. |
daha iyi karşılanmasını Sağlar
• Pazar bölümlendirme sırasında pazardaki
rakipler daha | ve II.Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı Devleti bir çok toprağını kaybetti. |
iyi tanınmış olur
•Pazara girerken amaçlar daha net olarak
belirlenir
• Pazarda | Arnavutluk devleti bu savaş sonucunda imzalanan anlaşmalarla ortaya çıkmıştı.22 Milliyetçilik |
faaliyet sırasında yada sonrasında performans daha iyi değerlendirilir.
İşletmenin
amaçlarına ve | hareketlerinin artık önü alınamıyordu. 1870 ve 1871’de siyasi birliklerini tamamlayan |
| kullanabileceği kaynaklarına uygun örgütlendirme için veri oluşturur. Pazarlama
faaliyetlerinin optimum | İtalya ve Almanya tüm projeleri Osmanlı üzerine endekslemişlerdir. İtalya Kuzey |
| bileşeninin oluşturulabilmesi ve insan kaynaklarından azami derecede faydalanabilmek
için pazarı | Afrika’yı egemenliğine aldı. Almanya ise Osmanlı Devletini bir Pazar olarak |
bölümlendirmede fayda vardır.
Pazar bölümlendirme ile pazarlama faaliyetlerinin amaçları
daha net | görüyordu.
I. Dünya Savaşına Almanya’nın yanında giren Osmanlı savaştan yenilgiyle çıkınca |
| olarak belirlenir. Bir işletmenin pazarlama faaliyetlerinin başarıya ulaşıp
ulaşmadığını amaçların | bir çok toprağını kaybettiği gibi savaş sonunda da imzalanan Mondros |
| gerçekleşme düzeyine bakarak söylemek mümkündür. Böylece Pazar bölümlendirme
pazarlama faaliyetlerinin | Ateşkes anlaşmasıyla adeta itilaf devletlerine teslim olmuştu.
Osmanlı müslüman teb’ası olan |
sonuçlarının değerlendirilmesini de kolaylaştırmış olur.
Kısaca pazar bölümlendirmenin amacı
mevcut pazar | Araplar İngilizlerin ve Fransızların propagandası sonucunda I. Dünya Savaşında Osmanlı’yı |
bölümlerini birbirinden ayırıcı niteliklerin belirlemek bu niteliklere göre
pazar bölümlerinin | arkadan vurdular. Osmanlı artık ata yurdu olan Anadolu’yu kurtarmak için |
saptamak her bölümün büyüklüğünün ve değerinin tespit etmek
rakiplerin pazardaki | çalışıyordu.
Sonuç olarak şunu ifade etmekte çok büyük yararlar vardır. 1789’da |
| durumlarının incelemek ve yeterince hizmet edilmeyen pazar bölümlerini
seçmektir.2 Başka | ortaya çıkan milliyetçilik akımlarıyla ilgilenmeyen Osmanlı 1918’lere ve Lozan Anlaşmasının |
bir deyişle pazar bölümlendirme sonucu işletmeler kendileri açısın
dan en | yapıldığı 24 Temmuz 1923 tarihine gelindiğinde bu akımdan en çok |
uygun pazar fırsatlarını yakalayabilirler.
Pazar Bölümlendirme Kriterleri
Pazar bölümlendirme belirli
bir amacı | zarar gören devletti.
Osmanlı Devleti artık parçalanmış ve yeni milletler yeni |
| gerçekleştirmek için yapılmaktadır. Bu amaca hizmetten uzaklaştığı ölçüde
pazar bölümlendirme | devletler ortaya çıkmıştır.
Türk milleti ancak nefsi müdafaa yaparak milliyetçilik |
| de anlamsız hale gelir. Pazarı bölümlendirmenin getireceği maliyeti
karşılayacak derecede | akımının ancak nefsi müdafaa yaparak milliyetçilik akımının pençesinden kurtulabilmiştir. Ruslar |
| karlı olacağı düşünce varsa ancak pazar bölümlendirme yapılır.
Pazardan bilgi | Ermenileri bir maşa olarak kullanıp Türk ordusunu ve Türk milletini |
toplanabilecekse ve bilgiler değerlendirilebilecekse o zaman pazar bölümlendirme
mümkün olur.
Pazar | uzun süre uğraştırmıştır. 1915’te Suriye’ye tebcir edilmişler ama bu beladan |
| bölümlendirme için pazarın bazı özelliklere sahip olması gerekir.
Bu özelliklerin | bir türlü kurtulamamıştır.
Türk Milleti M. Kemal Atatürk önderliğinde yapılan Millî |
| varlığı ölçüsünde yapılan pazar bölümlendirme daha rasyonel olacaktır.
Etkin bir | mücadeleyi olağanüstü gayret ve mücadeleyle nefs-i müdafaa yaparak binbir güçlükle |
pazar bölümlendirme için pazar bölümlerinin;
• ölçülebilir
• ulaşılabilir
• ayırt
edilebilir
• yeterince | kazanabilmiştir.
(...) OHM Kanunu
OHM KANUNU
Bir elektrik devresinde; akım |
büyük olması gerekir.
Pazarın büyüklüğünün belirlenememesi durumunda işletme kaynaklarının
boşa harcanması | voltaj ve direnç arasında bir bağlantı mevcuttur. Bu bağlantıyı veren |
| çok küçük yada çok büyük olması durumunda işletmelerin
verecekleri kararlar | kanuna Ohm kanunu adı verilir. 1827 yılında Georg Simon Ohm |
| değişik olabilecektir. Pazarın işletmenin beklediği getiriyi sağlayacak kadar
büyük olması | şu tanımı yapmıştır: "Bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel farkının iletkenden |
| durumunda hedef olarak belirleneceği açıktır. Pazarda yer alan
tüketiciler değişik | geçen akım şiddetine oranı sabittir."
R = V / I şeklinde |
| özellikleri sayesinde birbirlerinden ayırt edilebiliyorlarsa ancak o zaman
pazar bölümlendirme | ifade edilir. Burada R dirençtir. Bu direnç rezistans veya empedans |
| yapılabilecektir. Ayrıca pazar işletmenin ulaşabileceği başka bir ifadeyle
mal ve | olabilir. V volttur. İ de akım yani Amperdir.
Su dolu |
hizmetlerini tüketicilerin kullanımına sunabilecek kadar yakın olmalıdır.
Pazar bölümlendirmede
pazarda hedeflenen | bir depo olsun bunun dibine 5 mm çapında bir delik |
| tüketici kitlesinin niteliklerine göre farkla kriterler kullanılabilir. Doğal
olarak tüketici | açalım bir de 10 mm çapında bir delik açalım. Büyük |
pazarında kullanılacak kriterlerle endüstriyel pazarda kullanılacak kriterler farklı
olacaktır.
En başta | delikten daha çok suyun aktığını yani bu deliğin suyu daha |
| tüketicilerin demografik özellikleri davranışlarının farklılaşmasına yol açacağından pazar
bölümlendirmede demografik | az engellediğini görürüz. Burada deliğin engellemesi dirence akan suyun miktarı |
özelliklerin sıkça kullanıldığını görmek mümkündür. Belirli bir yaşta
olanlar beli | akıma depodaki suyun yüksekliği voltaja karşılık gelir. Elektrik devrelerinde de |
| bir yaşın üstünde yada altında olanlar mal ve
hizmetler için | bir gerilimin karşısına bir direnç koyarsanız direncin müsaade ettiği kadar |
hedef olarak seçilebilir. Örneğin oyuncaklar kavrayış durumlarına göre
1-3 yaşındaki | elektron geçebilir yani akım akabilir geçemeyen itişip duran bir kısım |
çocuklara hitap eden oyuncaklar 3-5 yaşındaki çocuklara hitap
eden oyuncaklar | elektron ise ısı enerjisine dönüşür ve sıcaklık olarak karşımıza çıkar. |
olarak belirlenebilir.
Şekil 5.3 Bölümlendirilmiş ve Bölümlendirilmemiş Pazarlar
Demografik faktörlerin
her biri | Direnç birimi "Ohm"dur bu değer ne kadar büyük ise o |
| hedef pazarı belirlemede tek başına kullanılabileceği gibi başka
demografik faktörlerle | kadar çok direnç var anlamına gelir.
OHM KANUNU: Bir elektrik devresinde; |
| beraber kullanılarak daha özellikleri biraz daha sınırlandırılmış bir
hedef pazar | Akım Voltaj ve Direnç
arasında bir bağlantı mevcuttur. Bu bağlantıyı |
oluşturulabilir. Örneğin üniversite eğitimi almış çalışan ve aylık
kazancı 1 | veren kanuna Ohm
kanunu adı verilir.
1827 yılında Georg Simon |
| milyar TL’nin üstünde olan evli bayanlar satılacak bir
ürünün özel | Ohm şu tanımı yapmıştır:
“Bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel |
pazarı olabilirler. Şekil 5.3’te (a) ö1ümlendirilmemiŞ pazar (b)
gelir durumuna | farkının iletkenden geçen akım
şiddetine oranı sabittir.”
R = V / |
| göre bölümlendirilmiş pazar ve (e) eğitim durumuna göre
bölümlendirilmiş pazarlar | İ ( 1 )
V = İ x R ( |
görülmektedir.
Ulaşım imkanlarını sınırlayıcı bir etken olan coğrafya tüketicilerin
yaşadıkları yerlere | 2 )
İ = V / R ( 3 ) |
| bağlı olarak farklı pazar bölümlerinde yer almalarının bir
nedeni olabilir. |
şeklinde ifade edilir. Burada R dirençtir. Bu direnç resistans veya |
| İşletmenin kaynaklarının kısıtlı olması sadece üretim yaptığı coğrafyada
pazarlamasına neden |
empedans olabilir. V volttur. İ de akım yani Amperdir.
Su |
olabilir. Kara deniz hava ve demir yolu ulaşım
imkanlarının varlığı | dolu bir depo olsun bunun dibine 5 mm çapında bir |
| ve kalitesi bir bölgeyi hedef pazar olarak seçme
nedeni olabilir. | delik açalım
bir de 10 mm çapında bir delik açalım. |
| Tüketicilerin yaşadıkları çevredeki nüfus yoğunlu uygulanacak pazarlama faaliyetlerini
de belirleyecektir. | Büyük delikten daha çok
suyun aktığını yani bu deliğin suyu |
Nüfusun seyrek olarak yaşadığı bölgelerde pazarlama faaliyetlerinin nüfusun
yoğun olduğu | daha az engellediğini görürüz.
Burada deliğin engellemesi dirence akan suyun |
| bölgelere göre daha yüksek maliyet getirmesi doğal bir
sonuçtur. Bu | miktarı akıma
depodaki suyun yüksekliği voltaja karşılık gelir.
Elektrik devrelerinde |
| sonuca bağlı olarak işletme pazar bölümlendirmede nüfus yoğunluğu
ve coğrafi | de bir gerilimin karşısına bir direnç koyarsanız
direncin müsaade ettiği |
yerleşimi kullanabilir.
Üründen beklenen faydalar farklı tüketiciler tarafından farklı
olabileceği gibi | kadar elektron geçebilir yani akım akabilir
geçemeyen itişip duran bir |
alışkanlıklar farklı kullanım alanları ve mal yada hizmeti
kullanma sıklığı | kısım elektron ise ısı enerjisine dönüşür
ve sıcaklık olarak karşımıza |
pazardaki tüketicileri birbirinden ayırmaya yarayabilir.
Endüstriyel tüketiciler de nihai
tüketiciler gibi | çıkar.
Direnç birimi “Ohm“dur bu değer ne kadar büyük ise |
| bölümlere ayrılabilir. Özellikle üretici işletmeler ve toptancılar kendilerinden
mal ve | o kadar çok
direnç var anlamına gelir.
Örnek: Bir elektrik |
| hizmet alan işletmeleri değişik kriterlere göre bölümlendirerek farklı
pazarlama stratejileri | ocağı teli 440 Ohm olsun bununla yapılan
elektrik ocağı ne |
| uygulayabilirler. Endüstriyel pazarların bölümlendirilmesinde başlıca dört kriter kullanılmaktadır.
Öncelikle işletmenin | kadar akım akıtır?
Cevap: Kullandığımız şebekede gerilim 220 volttur. 220 |
| pazarında yer alan diğer işletmelerin bulundukları coğrafi bölgeler
başka faktörleri | = 440 x İ olur
buradan İ'nin de
0.5 Amper |
| de içerdiğin hiç olmazsa ulaştırma açısından farklılık getirdiğinden
bir bölümlendirme | olduğunu görürüz.
DIRENÇ ve OHM KANUNU Mutlaka gerilim arttiginda borudan |
| kriteridir. Örgüt büyüklükleri yada satın aldıkları miktarlar pazar
bölümlendirmekte kullanılmaktadır. | geçen su miktari da yani akimda artacaktir. Ama akim sadece |
Ayrıca izlenen satınalma prosedürü açısından örgütsel kullanıcılar faklı
farklıdır.
Gerek | gerilime bagli olmadigi da açiktir. Borunun iç çapi ve uzunluguda |
| tüketici pazarında gerekse endüstriyel pazarda pazar bölümlendirme kriterleri
tek başına | akim üzerinde rol oynar. Boru ince olursa akim az kalin |
| kullanılmazlar. Pazar bölümlendirmenin amacı bir hedef tüketici kitlesi
tespit etmek | olursa fazla olacaktir. Borunun bu etkisine elektrik devrelerinde direnç denir. |
ve bu tüketici kitlesinin muhtemel davranışlarını ve talebi
tahmin ederek | Diren R ile gösterilir birimi ohm'dur.
Görülüyorku bu üç kavram birbirleriyle |
| bu tüketicilerin ihtiyaçlarını tatmin etmektir. Bunu da pazarlama
karamasıyla yapacağından | baglantilidir. Bu baglanti Ohm Kanunu ile ifade edilir.
V = I.R
V |
| optimum karmayı elde edebilmek için mümkün olduğunca çok
bilgiye ihtiyaç | gerilimi I akimi R ise direnci ifade eder. Görüldügü gibi |
vardır. Bu amaçla tüketicilerin yaşları cinsiyetleri gelirleri meslekleri
eğitimleri yaşam | 1 Volt gerilim altinda 1 Amper akim geçiyorsa direnç 1 |
tarzları yaşadıkları bölgeler ürünü kullanma sıklıkları üründen beklentiler
ve kullanma | ohm'dur.
|
amaçları hep beraber düşünülür.
Pazar Bölümlendirmenin Aşamaları
Pazar bölümlenirken kullanılacak
değişkenler hakkında | |
| bilgi sahibi olduktan sonra pazar bölümlendirmeyi yapmaya sıra
gelmektedir. Pazarda | |
| bulunan tüketiciler hakkındaki bilgiler ve ürün özelliklerinden yararlanarak
başlangıçta bir | |
pazar bölümlendirme yapılabilir.
Bunun için aşağıdaki altı aşamanın yerine
getirilmesi gerekmektedir. | |
| Her bir aşamada düşünülenler aşağıdaki gibi üç sütunlu
bir tabloya | |
| yazılarak daha sonra bunun kullanılması düşünülebilir. Aşağıda yer
alan Tablo | |
| 5.2’de deterjan ürünü için düşünülmüş bir pazar bölümlendirme
çalışması yer | |
almaktadır.
Tablo 5.2 Deterjan İçin Pazar Bölümlendirme Listesi
Yarar Bölümleri
Demografik Davranışlar | |
Psikografik Coğrafi
Ekonomiklik
Çevre dostu olması
Beyazlık parlaklık
Kokusu çevre dostu Kalabalık
düşük gelirli | |
aileler
Eğitim düzeyi yüksek olanlar
Orta yaşlılar bayanlar
Bayanlar gençler Sık
kullananlar
Az kullananlar
Marka | |
bağlılığı olanlar
Kozmetikte seçici olanlar Çok hesap yapanlar gereksiz
harcama yapmayanlar
Kendine | |
güvenenler
Muhafazakar olanlar sık seyahat edenler
Zevkine düşkün olanlar Şehir
civarında oturanlar
Büyük | |
şehirde oturanlar
Şehir merkezinde oturanlar
Yüksek gelir grubunun yoğunlaştığı semtlerde
oturanlar
Birinci aşama: | |
| İşletmenin içinde yer almayı düşündüğü pazarın genişliğinin belirlenmesi
pazar bölümlendirmenin | |
| başlangıç noktasıdır. Pazar ne kadardır? İçinde yer alan
diğer işletmelerin | |
| pazar payları nedir? Bizim pazar payımız tahmini olarak
ne olacaktır? | |
| Eğer işletme zaten pazarın içindeyse o zaman bu
bilgileri derlemek | |
| daha kolay olacaktır. Diğer işletmelerin ve işletmemizin güçlü
ve zayıf | |
| yönlerini belirlemekte fayda vardır. Ayrıca şu akılda tutulmalıdır
ki: Nüfuz | |
edilebileceğinden büyük pazarı hedefi boşa çabalamak gereğinden küçük
pazar hedefi | |
ise kazanılabilecek kardan vazgeçmek anlamına gelmektedir.
İkinci aşama: Potansiyel
müşterilerin ihtiyaçlarını | |
| listeleme pazar bölümlendirmenin ikinci aşamasını oluşturur. Tablo 5.2
de görüldüğü | |
| gibi ihtiyaçlar ve beklenen faydalar yazılır. Elbette tamamı
yazılamayabilir. Ancak | |
| bundan sonraki aşamada daha çok bilgi ile karar
verebilmek için | |
mümkün olduğunca çok karşılanacak ihtiyaçlar belirtilir.
Üçüncü aşama: “Tüketiciler
hangi ürünleri | |
| hangi faydaları için istiyorlar?” sorusunun cevabı tüketicilerin ve
ürünlerin belli | |
| özellikleriyle öne çıkmasını sağlayacaktır. Bu bilgilerin tüketicileri ilgilendiren
kısımlarını ve | |
| ürünün beklenen yeni faydalarını daha sonra kullanmak üzere
tekrar tabloya | |
kaydederek pazar bölümlendirmenin dördüncü aşamasına geçilmektedir.
Dördüncü aşama: Hazırlanan
gruplar ve | |
| bekledikleri faydalardan oluşan liste gözden geçirilerek hangi grup
için hangi | |
faydanın esas beklenen fayda olduğu işaretlenerek belirlenen ihtiyaç
boyutları özelleştirilir. | |
| Bir grupta yer alan tüketiciler herkesin üründen beklediği
faydanın dışında | |
ne fayda beklemektedir? Dördüncü aşamada bu sorunun cevabı
aranır.
Beşinci aşama: | |
| Belirlenen gruplara bir isim verilerek pazar bölümlendirmeye devam
edilir. Bu | |
| grupta yer alan tüketicilerin ortak Özelliklerinden faydalanarak bu
gruba bir | |
| isim verilir. Daha sonra her bir grubun pazardaki
büyüklükleri tahmin | |
| edilir. Böylece hangi tüketici grubunun hedef pazar olarak
alınabileceği biraz | |
daha netleşmiş olur.
Altıncı aşama: Bu grupların oluşumları doğru
mudur? Bir | |
| bölümde yer alan tüketici davranışlarının sebepleri üzerinde düşünerek
ihtiyaç boyutları | |
| ve tüketici grupları tekrar gözden geçirilir. Gerekirse yeni
bir bölümlendirmeye | |
| gidilebilir. Bunun amacı grupları daha homojen hale getirmek
bunu yaparken | |
onları bu davranışa sevk eden dinamiklerin neler olduğunu
tespit etmektir.
HEDEF | |
PAZAR SEÇİMİ
Hedef pazar belirlenmesi hem rakipleri görmeyi hem
de pazarda | |
| karlılığı yüksek ve tatmin edilmemiş ihtiyaçların keşfini sağlayacaktır.
Ancak pazarın | |
| bölümlendirilmesi işletmenin hedef pazarını seçmede kullanacağı bilgiden başka
bir şey | |
değildir. Bilginin sistematik olarak elde edilmiş olması onun
değerini artırmaktadır.
İşletme | |
hedef pazarı seçerken şu faktörlerin etkili olur:
* İşletmenin
kaynakları
* Ürünün | |
Özellikleri
* Ürün hayat eğrisindeki yeri
* Pazarın yapısı
* Rekabet
durumu.
.
. İşletmenin | |
| gerek insan kaynakları gerekse finansal kaynakları girmek istediği
pazarın büyüklüğünü | |
| dolayısıyla hedef pazarını belirlemesinde etkili olacaktır. Tüm tüketicilerin
kullanabileceği standart | |
| bir ürünün (örneğin kibrit) hedef pazarın doğal olarak
tüm pazardır. | |
| Halbuki bazı ürünler (örneğin bilgisayarlar) tüketicilerin kullanma amaçlarına
göre özellikleri | |
| farklılaştırılarak seçilen hedef pazarlara sunulabilir Her ürünün bir
ortaya çıkış | |
| zamanı olduğu gibi zamanla pazardan çekilmesi de mümkündür.
Pazarın doymuş | |
| olduğu ve pazardan çekilmek üzere urunun pazarlanması için
hedef pazar | |
| belirlemek işletmenin çabalarının boşa çıkaracaktır Pazarda yer alan
tüketicilerin davranışları | |
kadar dağıtım ve tutundurmayı sağlayıcı aracı kuruluşların varlığı
pazara bir | |
| pazarın hedef pazar olmasını etkileyebilir. Pazarda yer alan
rakiplerin rekabete | |
yaklaşımları işlet menin onlarla rekabet edebilme gücü
diğer işletmelerin | |
| ve işletmemizin üstün ve zayıf yönlerinin bilinmesi hedef
pazar seçimini | |
etkileyecektir.
Hedef Pazar Seçimi Stratejileri
Hedef pazar seçiminde başlıca üç
strateji uygulanır:
• | |
Farklılaştırılmamış pazarlama
• Farklılaştırılmış pazarlama
• Yoğunlaştırılmış pazarlama
Farklılaştırılmamış Pazarlama (Tüm
Pazar) Stratejisi
Farklılaştırılmamış | |
| pazarlama stratejisinde işletme tüm pazarı homojen olarak düşünmekte
dolayısıyla pazarın | |
| içinden ayrıca bir bölüm seçmeye gerek duymamaktadır. Bu
anlamda pazarlama | |
| karması elemanlarının bileşimini tek bir pazarda etkin olabilmeyi
düşünerek planlayan | |
işletmelerin uyguladığı strateji farklılaştırılmamış pazarlama stratejisi olarak isimlendirilir.
Şekil. 5.5 | |
Farklılaştırılmamış Pazarlama
Farklılaştırılmış Pazarlama (Çok Pazar) Stratejisi
Birden fazla ürün
üreten yada | |
| ürününü farklılaştırarak faklı tüketici kitleleri- ne sunmak amacıyla
her pazar | |
| ve bu pazara sunacağı ürün için farklı pazarlama
karması oluşturmaya | |
farklaştırılmış pazarlama stratejisi adı verilmektedir
Şekil 5.6 Farklılaştırılmış Pazarlama
.
Bu
pazarlama stratejisinin | |
| üstünlükleri yanında getirdiği bazı zayıflıklar da vardır. Örneğin
ürün farklılaştırmasına | |
| gitmek yada farklı pazarlama programı uygulamak işletmenin üretim
ve pazarlama | |
| harcamaları yükseltecektir. Karar verilmesi gereken konu sayısı arttığından
karar alma | |
| daha karmaşık bir hale gelebilir. Buna bağlı olarak
işletmede yönetim | |
| ve karar alma güçleşir. Uygulanan stratejilerin bir bilgiye
dayanması ve | |
| sonuçlarının da ölçülmesi yapılacak araş tırmalarla sağlanabilecektir. Birden
fazla pazar | |
| ve ürün için araştırma yapmak da araştırma maliyetlerinin
artmasına neden | |
| olacaktır. Ürünün farklılaştırılarak yada da pazarlama programının farklılaştırılarak
farklı tüketiciler | |
ulaşma isteği bu işi yapabilecek nitelikli insan kaynağını
gerektirir.4
Yoğunlaştırılmış Pazarlama | |
(Tek Bölüm) Stratejisi
Bu strateji işletmenin pazarın bir bölümüne
yönelerek orada | |
| üstünlüğü ele geçirmeyi amaçlayabilir. Diğer stratejilere göre bu
amaç yoğunlaştırılmış | |
| strateji i; gerçekleştirmeye çalışmak daha muhtemeldir. Ancak işletmenin
kaynakları ve | |
| pazardaki rakiplerin konumlarını ve güçlerini göz ardı etmemek
gerekir. Örneğin | |
| pazara dayanıklı tüketim malları sunan bir işletme sadece
derin dondurucular | |
| üzerinde uzmanlaşabilir. Bu durumda doğal olarak üretim maliyetlerinde
ve pazarlama | |
| harcamalarında düşme beklenebilir. Ancak işletme iyi bir pazar
bölümü seçer | |
| ve pazarlama bileşenlerini optimize ederse yatırımın karlılık oranı
yüksek olur. | |
Ayrıca uzmanlaşmanın getirdiği tecrübe ile başka pazarlara girilebilir.
Tüketicilerin
ihtiyacını karşılayacak | |
| yeni ürünler geliştirildiğinde veya ikame ürünle pazarda yer
almaya başladığında | |
| işletmenin pazarını kaybetme ihtimali yüksektir. Yoğunlaştırılmış pazarlama bir
pazar bölümünü | |
| seçtiği için zamanla uzmanlık getirmektedir. Bu stratejinin uygulandığı
zamanlarda ani | |
teknoloji değişiklikleri uzmanlığı geçersiz hale getirebilir
Özel Bir Pazar
Bölümü: Niş
Pazarda | |
| yer alan tüketicilerin istek ve ihtiyaçları her zaman
doyurulmuş değildir. | |
| Bazen istekler ve ihtiyaçlar yeni çıktıklarından tatmin edilemezken
bazen de | |
| büyük işletmelerin girmeye değer bulmadıkları pazar boşlukları vardır.
İşte bu | |
boşluklara niş pazarlar denir. Örneğin tekstil sektöründe büyüklerin
yaptığı iş | |
| iplik ve kumaş üretimidir. Kumaşlar konfeksiyona girerek hazır
giyim olarak | |
| çıkarlar ama giyim sektöründe kullanılabilecek aksesuarlar yada fermuar
üretimi kumaş | |
| üreten işletmelerin yada konfeksiyon işi yapan işletmelerin girmeyi
düşünmeyeceği pazarlar | |
| olabilir. Bu pazarlar yeni bir tür ürün için
hedef pazar | |
| ola bilir. Niş pazarlar daha önce kimsenin farketmediği
yada farketse | |
bile girmeye değer bulmadığı pazarlar olduğu için başlangıçta
rekabet yoktur.
KONUMLANDIRMA
Konumlandırma | |
ürünü yada örgütü seçilen pazar bölümleri ve örgütün
imkanları bakımından | |
en uygun yere yerleştirmede tüketicinin algılarını tutumlarını ve
ürün kullanma | |
| alışkanlıklarını belirleme ve uygulama sürecidir. Konumlandırma hem işletmeler
için hem | |
| de ürünler için uygulanabilir. Ürünün fiziki özelliklerinin yanında
ürünün imaj | |
ı yani tüketiciler tarafından algılanışı ürünün konumlandırılmasında önemlidir.
Konumlandırma iyi | |
| bir pazarlama araştırması ile toplanan verilerle oluşturulmuş pazar
bölümlendirmeden sonra | |
belirlenen hedef pazara yönelik olarak yapılırsa daha başarılı
olur.5
Konumlandırmada rakiplerin | |
| ürünlerinden farklı özelliğinin ne olduğu yada gerçekte bir
fark yoksa | |
| bile tüketicilerin bunu farklı algılamalarını sağlamak rekabete göre
konumlandırmadır. Bu | |
| stratejiye başabaş stratejisi de denmektedir. Bu stratejide ürün
pazara ilk | |
| defa sürülürken rekabet merkezli hareket edilir. Rakip ürünle
aynı özelliklere | |
| sahip olduğu dolayısıyla aynı hedef kitlenin hedef pazar
olarak seçilmiş | |
| olması halıdır.6 Örneğin uzun sure pazarda neredeyse tek
olan Sana | |
| margarinine karşı Lima çıkmış ve onun mevcut pazarından
“yoksa siz | |
| hala annenizin margarinini mi kullanıyorsunuz” sloganıyla pazardan pay
almaya çalışmıştır. | |
| Burada rakiplerden farklılığın yeni olması vurgulanarak rakibin pazarda
eski olmasından | |
kaynaklanan avantajı işletme tarafından lehte bir duruma çevrilmeye
alışılmıştır.7
Konumlandırmada tüketici | |
| yönlü olarak yada rekabet yönlü olarak davranılabilir. Tüketici
yönlü davranmada | |
| ürünün özelikleri ve tüketicilerin bu özelliklerle ihtiyaçlarını tatmin
edebilecekleri vurgulanır/Örneğin | |
| mobilya da ergonomik olduğu ve vurgulanarak tüketicilerin bu
ürünü zihinlerine | |
yerleştirirken sağlıklı ürünler sınıfına yerleştirilmesi sağlanabilir.
Konumlandırılmanın ölçülmesinde
algılama haritaları | |
| kullanılmaktadır. Aşağıda hayali olarak yapılmış ve pazarda yer
aldığı varsayılan | |
margarin markaları için düzenlenmiş bir algılama haritası yer
almaktadır.
Algılama haritası | |
| iki boyut (fiyat ve kalite) üzerinden margarin markalarını
değerlendirmiştir. Bu | |
| harita yardımıyla margarinlerin birbirleriyle karşılaştırmasını yapmak daha kolaydır.
Ayni türden | |
| çalışmalar her ürün ve marka için de yapılabilir.
Bu konumlandırmanın | |
başarılı olup olmadığının bir göstergesidir.
Şekil 5.8 Margarinlerin Konumlarının
Algılama Haritasında | |
Gösterilmesi
Şekil 5.8’de yer alan algılama haritasında A ve
B markalarının | |
| yüksek fiyat ve yüksek kalitede olduğu görülmektedir. Fiyatın
yüksek olarak | |
| belirlenmesi bazı ürünlerde seçilen hedef pazara göre isabetli
olarak belirlenmiş | |
| bir strateji olabilir. İşletme yüksek gelir düzeyindeki tüketicilerini
hedef alarak | |
prestij fiyatlandırması yapmış olabilir.
Bu haritada tüketicilerin istediği düşük
fiyat ve | |
| yüksek kalite özeli” birisine veya ikisine birden sahip
olan ürünler | |
| karşılaştırmalı olarak görülebilmektedir. Buna göre haritada yer alan
G margarini | |
| hem düşük fiyat hem de yük sek kalite
ile pazarda | |
kendisini en iyi konumlandırmış üründür. D B ve
A marka | |
| margarinler kalite olarak G markasına yakındır. Ancak aralarında
önemli bir | |
fiyat farkı vardır.
G markası fiyat olarak da F
markasıyla yakın | |
bir fiyattadır. Ancak bu marka
ile arasında önemli bir
kalite farkı | |
mevcuttur.
Konumlandırma tüketicinin zihni ile ilgilidir. Pazarda her hangi
bir yere | |
| fiziki olarak koymayı değil tüketicilerin ürün yada işletmeyi
zihninde nereye | |
| koyduğu ile ilgilidir. Konumlandırmanın sonucu olarak hedef kitle
ürün yada | |
| işletme üzerinde daha dikkatli dururken pazarın geri kalan
kısmı nispeten | |
| bu ürün yada işletmeye karşı daha duyarsız hale
gelirler. Çünkü | |
kendileri hedef pazarın içinde yer almamaktadırlar.
KAYNAKÇA
1- Demir Ö.
ve M. | |
Acar 1992 Sosyal Bilimler Sözlüğü Ağaç Yayıncılık İstanbul
s.345
2- Mucuk | |
İ. 1997 Pazarlama İlkeleri Türkmen Kitabevi İstanbul s.108
3-
R. ve | |
S. Nart 2000 Tüketicilerin Yaşam Tarzı Özelliklerine Göre
Profillerinin Belirlenmesi: | |
Otomobil Sahipleri Üzerine Bir Araştırma 5. Pazarlama Kongresi
Bildiri Kitabı | |
Antalya s.418-419.
4- Ö. B. 1997 Pazarlama ilkeleri Global
Yönetimsel Yaklaşım | |
Türkiye Uygulamaları s.328-329.
5- Bir A. A. 1988 Bir
Mamul Nasıl | |
Konumlandırılır? Pazarlama Dünyası Yıl 2 Sayı 7 s.35-37.
6 E. | |
N. R. A. Kerin vd. 1994 Marketing Irwin
s.252.
6- Berkowitz | |
E. N. R. A. Kerin vd. 1994 Marketing
Irwin s.252.
7- | |
Tükel F. 1991 “Siz Hala Annenizin Margarinini mi
Kullanıyorsunuz?” Pazarlama | |
Dünyası Yıl 5 Sayı 27 s 40.
| |