fatihdernegi . Archive starting from 59 Hundreds . Hz. ömerin Müslüman Oluşu

Hz. ömerin Müslüman Oluşu

hz. ömerin müslüman oluşu, hz.ömer in müslüman oluşu, hz. ömerin müslüman oluşunu , hz.ömerin müslüman olması taha süresinin ayetleri, hz ömer müslüman oluşu, sagopa kajmer in müslüman oluşu, hz ömeri müslüman yapan ayetler, ömerin müslüman oluşunu, h.z ömerin müslüman oluşu, related:www.enfal.de/itarih11.htm, , Hz. ömerin Müslüman Oluşu, Hz., ömerin, Müslüman, Oluşu
Ergenekon Davasini Baslatan Ses Kaydi
Federasyon'dan Alisan'a Kotu Surpriz
Meclis Tam Gun Yasasini Tartisiyor
Sacan'in capraz Sorgusu Tamamlandi
Bm: Haiti'de 36 calisanimizi Kaybettik
Domuzlara 'Cig Deneyi' Tepki cekti
Obama'dan Abd'lilere: Haiti Icin Comert Olun
Canli Izle Ikinci Yari Golle Basladi
Bm'de 36 Bm calisani Deprem Kurbani
Trabzon Gutierrez'le Resmi Imzayi Atti





HZ.Ömer'in Müslüman Oluşu





Ömer'in Müslüman Oluşu

Bir perşembe gecesi
(...) Yeraltı Suları ve Kaynaklar


Yeraltı Suları ve Kaynaklar



Yer
Habîb-i ekrem 's.a.v.' Ömer 'r.a.' hakkında düâ etdi. Düâsı kabûl altı Suyu (Taban Suyu)



Yağış olarak yeryüzüne düşen ya da yeryüzünde
oldu.

Buyurdular ki

- Yâ Rabbî! Şu iki kişiden hangisi
bulunan suların yerçekimi etkisiyle yerin altına sızıp orada birikmesiyle oluşan
sana sevgili ise dîn-i islâmı onun ile azîz eyle. Ömer sulardır. Yer altı suyunun oluşabilmesi için beslenme ve depolanma koşullarının
bin Hattâb veyâ Amr bin Hişâm.

Ertesi gün Kureyşin büyükleri
uygun olması gerekir. Yer altı suyunun beslenmesini etkileyen en önemli
Haremde toplandılar.

- İşbu Ebû Tâlibin yetîmi Muhammed Mustafâ 's.a.v.'
etmen yağışlardır. Depolama koşulları ise yüzeyin eğimine bitki örtüsüne ve
zuhûr edip âbâ ve ecdâdımızın dînini ibtâl etdi. Putlarımız için yüzeyin geçirimlik özelliğine bağlıdır.



Yer altı Sularının Bulunuş Biçimleri



Bol yağışlı
fâide ve zarar vermez diye kötüledi. Gayretine dokunmuyor mu ki ve zemini geçirimli taşlardan oluşan alanlarda yer altı suyu fazladır.
yâ Ömer bu denli kudret ve heybetin izzet ve satvetin Az yağış alan eğimi fazla ve geçirimsiz zeminlerde ise yer
var iken putlara yardım etmeyi onu öldürmeği düşünmüyor musun diye altı suyunun oluşumu zordur. Kum çakıl kumtaşı konglomera kalker volkanik
tahrîk etdiler.

Hazret-i Ömerin câhiliyye damarı kalkdı. Sonu kötü olan
tüfler alüvyonlar geçirimli zeminleri oluşturur. Bu nedenle alüvyal ovalar ve
bir gayretle kılıncını takındı. Resûlullah 's.a.v.' hazretlerini öldürmeğe giderken Benî karstik yöreler yer altı suyu bakımından zengin alanlardır. Kil marn
Zühreden Nu'aym 'radıyallahü teâlâ anh' hazretlerine rastladı.

- Yâ Ömer
şist granit gibi taşlar ise geçirimsizdir. Yer altı suyu oluşumunu
nereye gidersin dedikde cevâb verip

- Şu Kureyşin büyüklerine ahmak
engeller. Yeraltında biriken sular

Taban suyu

Araaayen

Karstik Yeraltı Suyu

olarak bulunur.



Taban Suyu



Altta
diyen ve putlarımıza bâtıl diyen Muhammedi katl etmeğe gidiyorum dedi. geçirimsiz bir tabaka ile sınırlandırılan geçirimli tabaka içindeki sulardır. Bu


Nu'aym 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki

- Yâ Ömer! Hayret
sular genellikle yüzeye yakındır. Marmara Bölgesi’ndeki ovalar Ege Bölgesi’ndeki çöküntü
edilecek bir işe yeltenirsin. Başa çıkamıyacağın sevdâya düşmüşsün. Eğer bu ovaları Muş Erzurum ve Pasinler ovalarındaki yer altı suları bu
işi başarırsan Benî Hâşim ve Benî Zühre seni sağ koyacaklarını gruba girer.



Araaayen



Bu tür sular basınçlı yeraltı sularıdır. İki geçirimsiz
mı sanıyorsun. Yürü var işine git deyince

Ömer 'radıyallahü teâlâ
tabaka arasındaki geçirimli tabaka içinde bulunan sulardır. Tekne biçimli ovalar
anh' dedi ki

- Yâ Nu'aym! Yoksa sende mi Muhammedin
ve vadi tabanlarında bu tür sular bulunmaktadır.

İç Anadolu Bölgesi araaayen
dînine girdin. Eğer öyle ise evvelâ seni katl edeyim.

Nu'aym
suları bakımından zengindir.



Karstik Yer altı Suyu



Karstik yörelerdeki kalın kalker tabakalar
hazretleri dedi:

- Muhammedin dînine sâdece ben mi girdim sanırsın.
arasındaki çatlak ve boşluklarda biriken yer altı sularıdır. En önemli
Kız kardeşin ve enişten de girmişlerdir.

Ömer bu haberi işitince
özelliği birbirinden bağımsız taban suları oluşturmasıdır. Karstik alanların geniş yer
gadabı dahâ fazla olup nereden ma'lûm onların müslimân oldukları dedi. kapladığı Akdeniz Bölgesi karstik yeraltı suları bakımından zengindir.



Kaynak



Yeraltı sularının


Nu'aym dedi:

- Eğer inanmaz isen kız kardeşinin evine var.
kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yere kaynak denir. Türkiye’de kaynaklara pınar eşme
Bir koyunu kendi elin ile boğazla pişirsinler. Onlar senin boğazladığın bulak ve göze gibi adlar da verilir.

Kaynaklar yer altı suyunun
koyunu yimezler ise o zemân bilmiş olasın ki onlar islâm bulunuş biçimine yüzeye çıktığı yere ve suların sıcaklığına göre gruplandırılabilir.
dînine girmişlerdir.

Hazret-i Ömer 'radıyallahü teâlâ anh' o tehevvür ile
Sularının sıcaklığına göre kaynaklar soğuk ve sıcak su kaynakları olarak
gidip kapılarına vardı. İçeriden kulağına bir ses geldi. Dikkat ile iki gruba ayrılır :



Soğuk Su Kaynakları



Yağış sularının yeraltında birikerek
dinledi. Anladı ki okudukları kelâm hiç insan sözüne benzemez. Meğer yüzeye çıkması sonucunda oluşurlar. Genellikle yüzeye yakın oldukları için dış
o vakt Tâhâ sûresi nâzil olup; hazret-i Fahr-i kâinât aleyhi koşullardan daha çok etkilenirler. Bu nedenle suları soğuktur. Soğuk su
efdalüttehıyyât muhâcirînden Habbâbı 'radıyallahü anh' onlara göndermişdi. Onlara o sûrenin kaynakları yeraltında bulunuş biçimine ve yüzeye çıktığı yere göre üç
âyetlerini ta'lîm ediyordu. O vakt bunlar hazret-i Ömerin korkusundan kapıyı gruba ayrılır :



Tabaka Kaynağı : Geçirimli tabakaların topoğrafya yüzeyi ile
bağlamışlardı. Ta'lîm ile meşgûl iken hazret-i Ömer kapı ardından dinledi. kesiştikleri yerden suların yüzeye çıkmasıyla oluşan kaynaklara tabaka kaynağı denir.



Vadi
Dinledikçe istidâdlı kalblerine ezelî olan kelâmın rahmânî nûrları gelmeğe başlayıp Kaynağı : Yeraltına sızan suların bulunduğu tabakanın bir vadi tarafından
şeytânî küfr zulmeti mahv olmağa başladı. Sabr etmeğe mecâli kalmayıp kesilmesi ile oluşan kaynaktır. Genellikle vadi yamaçlarında görülür.



Karstik Kaynak
kapıya eli ile vurdu. Kapı bağlanmış idi. Dikkat kesildikleri gibi (Voklüz) : Kalın kalker tabakaları arasındaki boşlukları doldurmuş olan yer
içeride olanlar korkularından susdular. Habbâbı 'radıyallahü anh' gizlediler. Sûre-i kerîmeyi altı sularının yüzeye çıktığı kaynaktır. Bol miktarda kireç içeren bu
saklayıp kapıya bakdılar ki gelen hazret-i Ömerdir 'r.a.'. Kılıncı yanında kaynakların suları genellikle sürekli değildir. Yağışlarla beslendikleri için karstik kaynakların
heybetle ve satvetle gelmiş ki yüzlerine bakmaz. Kız kardeşi

-
suları soğuktur. Toroslar üzerindeki Şekerpınarı en tanınmış karstik kaynak örneklerinden
Hoş geldiniz deyip içeri alıp oturdular.

Gelmelerinden dolayı yiyecek tedârik
biridir.



Sıcak Su Kaynakları



Yerkabuğundaki fay hatları üzerinde bulunan kaynaklardır. Fay
edip koyun getirdiler. Hazret-i Ömer 'r.a.' kalkıp kendi boğazladı. Pişirdiler. kaynakları da denir. Suları yerin derinliklerinden geldiği için sıcaktır ve
Hazret-i Ömer ezelî kelâmın te'sîrinden mest olmuş ne konuşmağa mecâli dış koşullardan etkilenmez. Sular geçtikleri taş ve tabakalardaki çeşitli mineralleri
ve ne oturmağa sabrı ve karârı var idi. Ne hâl eriterek bünyelerine aldıkları için mineral bakımından zengindir. Bu tür kaynaklara;
ise taâmı pişirip ortaya getirdiler. Hazret-i Ömer dedi gelin berâber kaplıca ılıca içme gibi adlar verilir. Sıcak su kaynaklarının özel
yiyelim. Her biri bir özr behâne edip yimediler. Kendileri de bir türüne gayzer denir.



Gayzer : Volkanik yörelerde yeraltındaki sıcak suyun
birkaç lokma aldılar. Dîn-i islâma girdiklerini tahkîk edip hayreti de belirli aralıklarla fışkırması ile oluşan kaynaklardır.



UYARI : Yerin derinliklerinde bulunan
çoğaldı. Taâmı [yiyeceği] kaldırdıkdan sonra süâl buyurdular ki;

- Okuduğunuz
suların sıcaklığı yıl içinde fazla bir değişme göstermez. Fay kaynakları
ne idi.

Onlar okuduklarını inkâr eylediler. Korkularından konuşmağa başladılar.

Hazret-i
volkanik ve kırıklı bölgelerde görülür.



Türkiye’de Sıcak Su Kaynaklarının Dağılışı



Türkiye kaplıca
Ömer 'radıyallahü teâlâ anh' buyurdular ki

- Bilmiş olunuz ki
ve ılıca bakımından zengin bir ülkedir. Bursa İnegöl Yalova Bolu
ben Kureyş arasında kılınç bağlayıp o da'vâ ile geldim ki Haymana Kızılcahamam Sarıkaya Erzurum Sivas Balıklı Çermik Afyon Kütahya Denizli
varıp Muhammedi katl edeyim. Yolda gelirken sizin de Muhammedül-emînin dînine çevresindeki kaplıca ve ılıcalar en ünlüleridir.

(...) Müslüman ilim
girdiğinizi işitdim. Geldim ki evvelâ sizi katl edeyim. Sonra Muhammedi adamlarının ilkleri


Müslüman ilim adamlarının ilkleri


katl edeyim. Lâkin kapıya geldim. Kulağıma bir ses geldi. Dinledikce
o kelâmın lezzeti bir hâl verdi ki o kötü fikr
benden gidip kalbime şevk ve muhabbet dolup beni tedirgin eyledi.
Elbette inkâra mecâl vermeyip getirin okuduğunuzu dinleyelim dedi.

Kız kardeşi
ve eniştesi bu sözü işitdiklerinde sevindiler. Kalbi islâm tarafına meyl
etmişdir diyerek dediler ki

- Okuduğumuz Allahü teâlânın ezelî olan
kelâmıdır. Hak Sübhânehü ve teâlâ hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm vâsıtası ile
Resûl-i ekrem 's.a.v.' hazretlerine indirmişdir. Dinlemek istersen evvelâ gusl eyle.
Ondan sonra okuyalım göresin.

Hazret-i Ömer 'r.a.' kalkıp huzûr-ı kalb
ile gusl edip gelip kıbleye dönüp oturdu. Kız kardeşi kalkıp
ta'zîm ve tekrîm ile sûre-i şerîfi eline alıp (Bismillahirrahmânirrahîm). (Tâhâ
...) diye okumağa başladı. Nazm-ı şerîfin fesâhat ve belâgatinden kalbi
çok yumuşadı. (Ben o Allahım ki benden başka ibâdete müstehak
ilâh yokdur. O hâlde yalnız bana ibâdet et ve beni
hâtırlaman için nemâz kıl) meâlindeki Tâhâ sûresinin 14.cü âyetine gelince
Kur'ân-ı kerîmin nûru kalbine nûrâniyyet verip Kur'ânın eseri açığa çıkıp
küfr ve şekâvet zulmeti gitmeğe başladı. Dedi ki beni iki
cihânın fahri Muhammed Mustafâ 's.a.v.' hazretlerinin huzûruna ulaşdırın. O sırada
Habbâb bin Erat perde arasından dışarı çıkıp dedi ki

-
Yâ Ömer müjdeler olsun sana ki Allahü teâlâya Resûlullah 'sallallahü
teâlâ aleyhi ve sellem' hazretlerinin etdiği düâsı senin hakkında kabûl
oldu. Allahü teâlâya hamd olsun.

Sevinerek önüne düşüp hazret-i Sultân-ı
Enbiyânın olduğu eve götürdü. Bütün Eshâb-ı güzîn 'rıdvâaaaaahi teâlâ aleyhim
ecma'în' hazret-i Ömerin geldiğini görünce hazret-i Fahr-i kâinâta haber verdiler.


- Bırakın gelsin. Başında devlet var ise îmâna gelir buyurdu.
Hazret-i Ömer 'radıyallahü teâlâ anh' hazret-i Peygamberin 'sallallahü teâlâ aleyhi
ve sellem' mubârek nûr cemâlini müşâhede ile müşerref oldu.

Resûl-i
ekrem hazretleri buyurdular ki

- Yâ Ömer dahâ küfr ve
şekâvetden vazgeçmek yok mu?

Hazret-i Ömer Peygamberin mubârek cemâline nazar
edip kelâmını duyup nazarlarına kavuşunca hemen karârsız kalmayıp yüksek dergâhlarına
yüz sürüp sonra

- Yâ Resûlallah hiç şek ve şübhe
kalmadı. Hak Peygambersin. Bana îmânı arz eyle dedi.

(Eşhedü en
lâ ilâhe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlüh)
deyip şecere-i îmânı [îmân ağacını] temîz kalbine dikdi. Cümle Eshâb-ı
güzîn 'rıdvâaaaaahi teâlâ aleyhim ecma'în' tekbîr getirip sürûr-ı kalb ile
hazret-i Ömer ile kucaklaşıp boynuna sarıldılar. Allahü teâlâ hazretlerine hamd
ve senâ eylediler. Resûlullah 's.a.v.' buyurdu;

- Su getirdiler. Hazret-i
Ömer 'radıyallahü teâlâ anh' temizlenip gusl eyledi. Ona Kur'ân ta'lîm
buyurdular. Kalbini îmân nûru ile doldurdular. Nemâzı ve diğer dîni
erkânı ta'lîm eyledi. Hazret-i Ömer onları gördü ki mağara gibi
gizli bir yerde dururlar.

Dedi ki

- Yâ Resûlallah! Bu
ne aaafiyetdir ki bu mağarada ihtifâ buyurdunuz.

Se'âdet ile buyurdular
ki

- Müşriklerin mü'minlere ezâ ve cefâsından dolayı burada dururuz.


Hazret-i Ömer 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki

- Onlar puta
gündüz taparlar. Önünde âşikâre yer öperler. Niçin biz Hâlıka gizli
taparız yâ Resûlallah. Buyurun billahi varalım biz de Harem-i beyt-i
şerîfde nemâzı âşikâre kılalım. Görelim bize kim mâni' olur.

Fahr-i
âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' kalkıp Sahâbe-i güzîn 'rıdvâaaaaahi
teâlâ aleyhim ecma'în' ile berâber hazret-i Ömer önlerinde elinde yalın
kılınç Beyt-i şerîfe doğru yürümeğe başladılar. Kureyş müşrikleri önlerinde hazret-i
Ömeri böyle gördüklerinde sevinip dediler ki

- Meğer Ömer bunların
hepsini esîr etmişdir ki getirip karşımızda kırmak ister.

Yanlarına geldiklerinde
gördüler ki hazret-i Ömer bunların herbirine güzel muâmele edip bunlar
ile karışmış güle-güle söyleşip gelirler. Ebû Cehl la'în bu hâli
gördü. Müslimân olduğunu anladı.

- Âh! Gördünüz mü? Muhammed Ömeri
de kendi dînine döndürmüş. Ben size demedim mi ki sihrle
Muhammed onu aldatır kendine uydurur. Siz dediniz ki böyle olmaz.
Eyvâh gelin görelim şimdi ne yapalım. Ve ona ne söyliyelim.
Yakınına geldiler. Hazret-i Ömer 'r.a.' kılıncı kaldırıp dedi; (Nazm)

Durun
ben geliyorum bize kıyâma durun

Genç ihtiyâr yaşlı hepsi efendi
köle olsun.

Dîn-i islâmı teblîg için Allah gönderdi

Bize Peygamber
olan Muhammedi 'aleyhisselâm'.

Açığa çıkardı güzel islâm dînini

Putlar yıkıldı
kalmadı hükmleri.

Döndüm Hakka bunun dînine girdim

Ey Kureyş! Hepiniz
avam ve has böyle bilin!

Kâfirler bu hâli görüp içlerinde
telâşlanıp it gibi çağrışdılar. Ebû Cehl la'în yüksek sesle dedi
ki

- Görün Muhammedi ki Kureyşin büyüklerini müslimân yapmağa başladı.
Bu işler bize azdır. Dedim gelin onlar çoğalmadan öldürelim aldırmadınız.
Şimdi ejderhâ oldu.

Kâfirler hazret-i Ömerden korkup hiçbir mü'mine el
uzatmağa kâdir olmadılar. Her birinin dudağı kuruyup kaldı. Server-i âlem
'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' ileri yürüyüp Hacer-ül esved ile
bâb-ı Kâ'be-i şerîf arasında durup nemâzı o gün âşikâre kıldılar.
Gerçi kâfirler çok idi. Mü'minler az idi. Nemâz bitdikden sonra
kalkıp Kâ'beyi ta'vâf etdiler. İbni Mes'ûd 'radıyallahü teâlâ anh' buyurdular
ki hazret-i Ömerin 'radıyallahü teâlâ anh' müslimân olması mü'minlere feth
ve nusret ve rahmet oldu. O müslimân oluncaya kadar dîn-i
islâm âşikâre olmadı. Kâ'be-i mu'azzamada müslimânlardan hiç kimse nemâz kılmamış
idi. Nakl edilmişdir ki hazret-i Ömer 'radıyallahü anh' îmâna geldikde
Peygamberimiz 's.a.v.' hazretleri mubârek elini Ömerin 'radıyallahü anh' göğsüne koyup
üç kerre buyurdular ki

- Yâ Rab! Bunun sadrında olan
gereksiz sıfatı [göğsünde bulunan kötü sıfatı] ve illeti [hastalığı] çıkarıp
onun yerine îmân ve hikmeti ver.



Kaynak:

Menakıb-i
Çihar Yar-i Güzin



fatihxxderyy


BENZER KONULAR ( Hz., ömerin, Müslüman, Oluşu )
Konu
OLUŞUMLARINA GÖRE TAŞLAR
OLUŞUMLARINA GÖRE TAŞLAR,
yer altı suların oluşumu
yer altı suların oluşumu , yeryüzünde sıcak su kaynakların dağılışı, yeraltı sularının oluşu, sıcak suyun oluşumu, yeryüzünde sıcak su kaynaklarının dağılışı, sıcak su kaynakları mineral bakımından zengindir, kaynak sularının oluşumu, yeryüzündeki sıcak suların oluşumu, fay hatları sıcak su kaynakları, sıcak su kaynaklarının oluşumu,
mürsiyeli müslüman
mürsiyeli müslüman,
oluşumlarına göre göller
oluşumlarına göre göller, moren set gölü, avrupadaki tektonik göller,
toprakların oluşumu
toprakların oluşumu, toprakta meydana gelen reaksiyonlar, killi topraklar tanım, dünyanın oluşumunun tanımlanması, toprak reaksiyonu, toprak tanımı, son toprağın tanımı, toprak ve toprak oluşumu, toprağın kısa tanımı, toprağın yeryüzü için faydaları,
peri bacalarının oluşumu
peri bacalarının oluşumu, peri bacalarının coğrafik tanımı, aaa sanal coğrafya, peri bacalarının tanımı, reri bacalarının tanımı,
kıtaların oluşumu
kıtaların oluşumu,
hz. MUHAMMET İN HAYATIYLA İLGİLİ ÇİZGİ FİLMLER
hz. MUHAMMET İN HAYATIYLA İLGİLİ ÇİZGİ FİLMLER, HZ MUHAMMED İN FİLMİ, HZ MUHAMMET ÇİZGİ FİLMLERİ, HZ MUHAMMEDİN HAYATI ÇİZGİ FİLM, HZ.MUHAMMET,İNHAYATI, HZ.MUHAMMET,İNHAYATI, HZ .MUHAMMEDİN ÇİZGİ FİLM HAYATI, hz MUHAMMED İN HAYATI ÇİZGİ FİLM, HZ MUHAMMEDIN HAYATI CIZGI FILIM, HAZRETI MUHAMMEDIN FILMLERI,
türklerin müslümanlığa geçişi
türklerin müslümanlığa geçişi,
ÇİNİCİLİK HANGİ MADDELERDEN OLUŞUR
ÇİNİCİLİK HANGİ MADDELERDEN OLUŞUR, beyaz eşyalar hangi maddelerden oluşur, çinicilik hangi ile aittir, SERAMİK VE ÇİNİCİLİK,

NUKROX.COM ( Hz., ömerin, Müslüman, Oluşu )
Konu
mevsimler nasıl oluşur
atatürkün mantıklı ve gerçekçi oluşu
iyonik bileşikler nasıl oluşur
fosil yakıtların oluşumu

NUKROX.COM 2 ( Hz., ömerin, Müslüman, Oluşu )
Konu
sevgililer günü ve müslümanlar
hz.peygamber yazılan şiirler
müslüman olan bizans kralı
hz.ibrahimin vasiyeti sam bourne
Önceki Konu : nuşirevan
Sonraki Konu : mediynenin yollarinda
byfatihdernegix

fatihdernegi