***Hükümdar Nuşirevan’ın Çocuktan Öğrendiği Gerçek ****
Hükümdar
Nuşirevan’ın Çocuktan | (...) r />
- "Seni çok susamış |
Öğrendiği Gerçek
28.02.05 - 08:42
Adil bir | gördüğümden suyu birden içersin de sana zarar verir diye korktum" |
hükümdar olan Nuşirevan bir gün ava çıkar. Av
peşinde iken | der.
Nuşirevan kızın zeka ve anlayışından |
muhafızlardan ayrı düşer. Susayan hükümdar yakınında bir köy
görüp oraya | dolayı taacüp ederek:
- "Suya kaç |
gider. Bir evin kapısının önünde durup içmek için
su ister. | şeker kamışı sıktın?" diye sordu. Çocuk:
|
Evden bir çocuk çıkar.
Kendisini gördüğünde | - "Bir tane sıktım" diye cevap verdi.
|
eve süratle geri döner ve bir şeker kamışı
parçasını sıkıp | Nuşirevan buna da çok taacüp etti. Sonra sarayına döndüğünde o |
suya karıştırır bir bardakla onu hükümdara sunar. Hükümdar
kadehe bakar | yerin vergi kayıtlarını istedi. Kontrol sonucu vergisinin az olduğunu gördü. |
ki içinde toprak ve toz bulunur. Yavaş yavaş
suyu içer. | Kendi kendine oranın vergisinin artırılması cihetine gidilmesine karar verdi.
|
Sonuna vardığında:
- "Güzel
ve tatlı | Bir müddet sonra o yere yanlız başına |
su. İçinde toz toprak bulunmasaydı" der. Kız çocuğu:
| gitti. Aynı kapının önünde durup içmek için su istedi. Kapıyı |
- "Ona toz toprağı ben kasden
koydum" der. | yine aynı kız çocuğu çıktı. Kendisini tanıdı. Süratle ona su |
Hükümdar:
- "Niçin böyle
yaptın?" diye | getirmek için eve girdi. Fakat bu sefer suyu getirmekte geç |
sorunca çocuk:
- "Seni
çok susamış | kaldı. Hükümdarın yanına çıktığı vakit kendisine:
|
gördüğümden suyu birden içersin de sana zarar verir
diye korktum" | "Geç kaldın" dedi. Çocuk:
- "Senin |
der.
Nuşirevan kızın zeka
ve anlayışından | ihtiyacın bir kamış parçasından çıkmadı. Üç kamış parçasını sıkmak zorunda |
dolayı taacüp ederek:
-
"Suya kaç | kaldım" diye cevap verdi.
"Bunun sebebi |
şeker kamışı sıktın?" diye sordu. Çocuk:
| nedir?" diyen hükümdara çocuk şöyle cevap verdi:
|
- "Bir tane sıktım" diye cevap verdi.
| - "Sultanın niyetinin bozulmasıdır. Biz işitmişiz ki Sultanım kavmi |
Nuşirevan buna da çok taacüp etti. Sonra sarayına
döndüğünde o | üzerindeki niyeti değiştiği zaman mahsullerininin bereketi gider ve hayırları azalır." |
yerin vergi kayıtlarını istedi. Kontrol sonucu vergisinin az
olduğunu gördü. |
Bunu işiten Nuşirevan güler ve içinde |
Kendi kendine oranın vergisinin artırılması cihetine gidilmesine karar
verdi.
| beslediği vergiye zam hususundaki kararından vazgeçer.
(...) Derdinei ona anlat. |
| Bir müddet sonra o yere
yanlız başına | Senin derdine mutlaka çare bulur dedi.
Yahudi daha islamiyetin nasıl |
gitti. Aynı kapının önünde durup içmek için su
istedi. Kapıyı | bir din olduğunu bilmiyordu. Medine'ye vardı. Halife'yi sordu bahçede olduğunu |
| yine aynı kız çocuğu çıktı. Kendisini tanıdı. Süratle
ona su | söylediler. Gitti Bahçeyi buldu. Baktı ki oarad bir adam çalışıyorYanına |
| getirmek için eve girdi. Fakat bu sefer suyu
getirmekte geç | yaklaşıp:
-Ben Halife Ömer'le görüşmek istiyorum dedi.
Ona göre hükümdarın |
kaldı. Hükümdarın yanına çıktığı vakit kendisine:
| tarlada ne işi vardı. Karşısındaki:
-Derdini anlat! Ömer benim dedi. |
"Geç kaldın" dedi. Çocuk:
- "Senin |
Yahudi derdini anlatıp bir çare bulunmasını söyleyince Hazreti Ömer öfkelibir |
| ihtiyacın bir kamış parçasından çıkmadı. Üç kamış parçasını
sıkmak zorunda | şekilde bir kemiğin üzerine bir şeyler yazıp adamın eline |
kaldım" diye cevap verdi.
"Bunun sebebi | verdi:
-Götür bunu valiye ver dedi.
Yahudi bu yazışmadan pek |
nedir?" diyen hükümdara çocuk şöyle cevap verdi:
| bir şey anlamamıştı. Bundan bir şey çıkmaz diyordu kendi kendine... |
- "Sultanın niyetinin bozulmasıdır. Biz işitmişiz ki
Sultanım kavmi |
Mısır'a gelip kemiği Sa'd ibni Ebi Vakkas'a verince vali çok |
üzerindeki niyeti değiştiği zaman mahsullerininin bereketi gider ve
hayırları azalır." | korkmuştu. Hemen evi eskisinden daha güzel bir şekilde tamir etti |
Bunu işiten Nuşirevan güler
ve içinde | ve yahudiye verdi. Hemde memnun etmek için bir miktar yardımda |
beslediği vergiye zam hususundaki kararından vazgeçer.
| bulundu. Hazreti Ömer'in gönderdiği kemiğin üzerinde sadece şu iki kelime |