fatihdernegi . Archive starting from 26 Hundreds . Türklerin Müslümanlığa Geçişi

Türklerin Müslümanlığa Geçişi

türklerin müslümanlığa geçişi, , Türklerin Müslümanlığa Geçişi, Türklerin, Müslümanlığa, Geçişi
Ergenekon Davasini Baslatan Ses Kaydi
Federasyon'dan Alisan'a Kotu Surpriz
Meclis Tam Gun Yasasini Tartisiyor
Sacan'in capraz Sorgusu Tamamlandi
Bm: Haiti'de 36 calisanimizi Kaybettik
Domuzlara 'Cig Deneyi' Tepki cekti
Obama'dan Abd'lilere: Haiti Icin Comert Olun
Canli Izle Ikinci Yari Golle Basladi
Bm'de 36 Bm calisani Deprem Kurbani
Trabzon Gutierrez'le Resmi Imzayi Atti





Türklerin Müslümanlığa Geçişi





Türklerin müslüman olmaları ve bundan dolayı
(...) class="inlineimg" /> dokuz katlıdır; yine bu destanda Kara
ortaya çıkan kültür değişmesi



Orta Asya Türk toplumları arasında 500'lerden itibaren
Han'ın dokuz kızı vardır. Ayrıca gök ruhları da dokuz adettir.
değişik yönlerden gelen dinî akımların yoğun bir propagandaya başladıkları görülüyor.

Yukarıda da değinildiği gibi Türk kaganlarının dokuz tuğu olurdu. Göktürkler
Bu propagandalar bir ölçüde de etkili oluyor hemen her dinî çağında bir kişi kagan olduğunda bir kalkan (ya da bir
inanç büyük-küçük temsilci grupları oluşturuyor.



Orta Asya'da yayılmak isteyen bu dinî
keçe) üzerine konup göğe kaldırılarak dokuz kez döndürülürdü. Ayrıca Göktürk
akımların en sonuncusu olan İslâmiyet 8-10. yüzyıllar arasında Doğu Türkistan'a Anıtları'nda Tokuz Ersin (Dokuz Ersin) adındaki bir yerden söz edilir.
kadar yayılarak hem o topraklardaki pek çok çalkantıları önleyerek insanları İlhanlı hükümdarı Hulagu'nun karısı ve en yakın danışmanı olan ve
huzura kavuşturmuş hem de İslâma tarih boyunca en dinamik unsurlarını bir hıristiyan olan kadının adı da Dokuz Hatun idi.

Dokuz
teşkil eden yeni bir millet kazandırmıştır.



İslâm orduları ilk önce Hazar
sayısı Türkler'in destanlarında da çokça geçer: dokuz ağaç dokuz boy
Denizi'nin batısını yurt tutmuş bulunan Hazar Türklerine yönelmiştir. Ancak Hazar dokuz dallı ağaç dokuz dev dokuz felek Dokuz Oğuz
Hanlığı Hıristiyan Bizans ordularına karşı olduğu gibi müslüman arap ordularına gibi. Türkler Ergenekon'dan bir rivayete göre dokuz martta bir rivayete
karşı da bağımsızlığını korumak için Yahudiliği kabul etmiştir. Yabancı devletlerin göre de yirmi bir martta (Nevruz Bayramı'nın kutlandığı gün) çıkmışlardır.
dini kendi yayılmalarının bir aracı olarak kullanmak istemelerine karşı Orta Herhalde dokuz mart Ergenekon'dan çıkışın başladığı gün yirmi bir mart
Asya Türklerinin de Budizmi ve diğer dinleri seçtikleri görülüyordu.



Kafkaslarda bu
da çıkışın tamamlandığı gündür.

Oguz Destanı'nın islami versiyonunda Oguz Kagan
şekilde başarılı olamayan İslâm orduları daha sonra Hazar Denizinin doğusuna oğulları ve ordusu bir seferden sağ esen dönünce büyük bir
ve Orta Asya'ya yöneldiler.



İlkönce Çayardında (Mâveraü'n-nehir) sağlam bir köşe başı
toy hazırlanmasını buyurur. Büyük bir otağ diktirir ve otağın her
tutan İslâm daha sonra bazen silâh zoruyla bazen gönüllü kazanarak direğini altınla kaplatır. Yakut safir zümrüt firuze gibi değerli taşlar
Orta Asya içlerine doğru yayılmaya başladı. Bu yayılmaya karşı başlıca ve incilerle süsletir. Bu olay destanda şu sözcüklerle anlatılır:

Başa
iki engel vardı: bunlardan biri Emevilerin dinden ziyade Arap milliyetçiliğine dön

Bir ev tikdi altundan ol şehriyar
Kim ol evden felek
dayalı politikaları Orta Asya'dan daha fazla cizye ve köle istemeleri; evi kıldı ârâ.
Tokuz yüz yılkı (at) tokuz bin koy(koyun)
diğeri de Orta Asya'ya Budizmin iyice yerleşmiş yüksek bir kültür öltürdi
Bulğardan (deriden)toksan tokuz havuz kıldurdı
Tokuzına arak (rakı) toksanına
geliştirmiş olması idi. Öyle ki Budist olan Gazne ve Kâbul kımız tolturttı.
Barça (bütün) nökerlerin (beğlerin) keltürtti (getirtti).


Görüldüğü gibi
hükümdarları müslümanlara yılda 2.000 Oğuz köle teslim ederdi. Bu Oğuz Oguz Kagan bu toyda dokuz yüz at ile dokuz bin
köle grupları daha sonra Mısır'da Tolonoğulları (868-896) ve İhşitoğulları (937-969) koyun kurban etmiş doksan havuz yaptırmış bu havuzların da dokuzuna
devletlerini kurmuşlardı.



Emevilerin Orta Asya toplumlarına muamelelerinini kötü olması hem dinin
rakı doksanına kımız doldurtmuştur. Bu toy Oguz Kagan'ın son toyudur.
yayılmasını engellemiş hem de dini kabul eden gruplar arasında merkeze Oğullarının üç gümüş ok ile bir altın yay bulup kendisine
sürekli isyanlar çıkmasına değişik tarikat ve mezheplerin doğmasına neden olmuştur.



Bu
getirmeleri üzerine düzenlemiştir.

Oguz Kagan'ın düzenlemiş olduğu bu toyun bir
ara dönemde Taocu "hakîm"ler Budist "toyun"lar ve müslüman "abdal"lar oradaki benzerini oğlu Gün Han da yapmıştır. Ebül Gazi Bahadır Han'ın
insanların kültür geleneğine ve hayat şartlarıına göre değişik din yorumlamalarına yazmış olduğu Şecere-i Terakime (Türkmenler'in Şeceresi) adlı esere göre Oguz
gitmişlerdir. Ebu Müslim Horasanî ve İshak et-Türk Orta Asya inançları Kagan'ın oğlu Gün Han verdiği bu şölende dokuz yüz at
ve İslâmı birbirine karıştıran "düalist" mezhepler ortaya koymuşlardır. Bu arada ile dokuz bin koyun kestirir deriden yapılmış dokuz havuza rakı
şiilik alevilik kalenderilik abdâllık gibi birçok değişik yollar İslâma yeni doldurtur doksan deri havuza da kımız saldırır.

Manas Destanı'nda ağulanıp
girmekte olan grupları kendine çekmiştir. İslâmın dinamizmi geçici bir süre ölen Manas'ın cenaze töreni anlatılırken dokuz sayısı büyük rol oynar.
Orta Doğu'dan Orta Asya'ya kaymış Ebu Müslim Horasanî kuvvetlerinin baskısıyla Destan'da Manas'ın ölüsü dokuz günbekletilir doksan kısrak kesilir halka dokuz
halefilik Emevilerden Abbasilere geçmiştir.



Orta Asya Türk toplumları arasında genelde sünnî
kat kumaş dağıtılır. Manas dirilince kırk yiğidi bunu öğrendiğinde her
mezhepler yayıldı. İlkönce Şiilik şeklinde olan bu yayılma Orta Asyalı biri dokuz deve ile dokuz inek kestirir. Yine bu destanda
Ebu Hanife'nin ortaya çıkması ayrı bir kültür ve tabiatta doğan Köl-Çora dokuz çobanlı bir sürüde aş pişirir.

Dokuz sayısı günümüz
değişik problemleri tartışma "halka"larına getirerek değerlendirmesi ve "kıyas" yolunu açık Türk deyimlerinde de yer edinmiştir. Mesela sıkıntılı bir durumdan kurtulan
tutmasıyla "Türklerin imamı" sayıldı ve Türklerin genelde bu inanç yorumunun kişiler dokuz doğurdum derler; bir sözün birçok kez söylendiğini anlatmak
içinde toplanmalarını sağladı.



İslâm Orta Asya Türk toplumları içinde önce Oğuzlar
için de doksan dokuz kez söyledim denir.

Sonuç olarak dokuz
arasında "gâzi"ler ve din hocaları (murabit) tarafından yayıldı. Özellikle 751'deki ve dokuzun katları olan doksan dokuz yüz dokuz bin sayıları
Talas Savaşından sonra Çin'in yayılmacılığına karşı Türkleri birleştiren onlara yüksek Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Bu sayılar kutsal olan
bir moral gücü sağlayan bir din olarak Türklerin ana dini varlıklar için kullanıldığı gibi kahramanlar için de kullanılmıştır. Ayrıca Türkler'in
İslâm oldu. Budizmin kültür merkezlerinden biri olan Kaşgar'da kurulan Hakanî önemli kutlama günlerinin tarihlerinde de dokuz sayısına rastlarız. Devlet yönetimine
Türk Devleti (Karahanlılar) (926-1220) Batı Türkistan'ın tamamı ile Doğu Türkistan'ın de işleyen dokuz sayısı coğrafi adlarda da görülmüştür. Ayrıca deyimlerde
batı kısmının tamamen müslüman olmasını sağladı.



Müslümanlığın bu şekilde Orta Asya'ya
de yer almış ve yoğunluk çokluk güçlülük anlatan bir kelime
yerleşmesinden sonra ezici ve acımasız Kara-Hıtay ve Moğol saldırıları ile olarak kullanılmıştır.

Bütün bu anlatılanlardan sonra dokuz üzerine yazılmış eski
yüksek Uygur medeniyeti bile İslâm karşısında tutunamadı ve İslâmın manevi bir Türk anlatısı ile sözlerimize son verelim:



''...Dokuzlama: Amma Çağatay
gücü karşısında yavaş yavaş müslüman oldular.



İslâmın Türk toplumları arasında yayılması
taifesinin bir âdetleri vardır ki ol manâyı iş'ar içün Garayibü's-Sıgar'da
bir yandan bazı grupları bir mescit etrafında toprağa yerleşmeye teşvik beytte gelür beyt:



Gam gıdâsı arasında kanı türkâne ayağ
Töre
ederken bir yandan da güçlü İran ve Bizans imparatorlukları dolayısıyla âyini bile tamsa tokuz aksa tokuz.


Ol âdet budur kî
Batıya akınlarında hep Hazar Denizinin kuzeyini kullanan Türklere Hazar'ın güneyi sohbette kadehten bir damla dökülse dokuz kadeh içerler eğer bir
yolunu da açıyordu. Hazar'ın kuzeyinden gidip Karadeniz'in kuzeyindeki ve Doğu kadeh dökülse otuz kadeh içerler ve bir mâni dahı kim
Avrupa'daki uçsuz bucaksız alanlarda eriyen Türk grupları yerine güneyden gelen eğer benim kadehimden damla damlasa dokuz kadeh için ve eğer
Türkler bir torba gibi ağzını açmış bekleyen Anadolu'ya doluyorlardı.



Orta Asya'da
dökülüp aksa otuz kadeh için demektir. Mest ve bihûd olmaktan
İslâmdan önceki kültürlerin temelleri üzerine yeni bir Müslüman-Türk hayat felsefesi kinayedir. Ve yine Garaibü's-Sıgar'da gelür beyt:



Muganni bir nevayı tüz
kuruldu. Çünkü İslâmdan önce Orta Asya Türk toplumları arasında birkaç Nevayi nağmei körküz
Ayakçı tamsa tut tokuz ki Dara-yı cihan
yüzyıllık bir gelişim tarihine sahip Mani ve Buda dinleri etrafında keldi.


Ve yine Hayretü'l-Ebrar'da altıncı makale hikâyesi âhırında bir beytte
gelişen bir Türk kültürü vardı. Özellikle edebiyat ve sanat alanında gelür; beyt:



Saki edep şartını âmâde tut
Elime tokuz yükünüp
olan bu gelişme aslında halkı İslâmı kabule hazır hale getirmişti. bâde tut.
Ta anı iç dip sana min yüz tutay
Öyle ki Orta Asya Budizmi birçok yönlerden çabucak İslâma dönüşmüştür.
Tamsa tokuz aksa hod otuz tutay.


Tokuz göklerin sayısı ve
Budist "toyın"larına çok benzer bir "sûfi" grubu ortaya çıkmış Budist hendesenin rakamlarının şekilleri ve Moğol sülalesi sultanlarının sayısı dokuzdur. Kimi
"vihara"ları müslüman "ribat"larına dönüşmüş tapınaklardaki ince kuleler İslâm tapınaklarında minare tarihçiler Türkler'in atası olan Yafes'in oğullarını da dokuz sayarlar. Bundan
olmuş birçok süsleme unsurları Budizmden İslâma aynen geçmiş ve hattâ dolayı Türkler uğur dileyerek dokuz üzerine hesaplarını yaparlar. Nitekim Hayretü'l-Ebrar'da
Uygur yazısı Arapça harflerle yazılan "Kûfî" yazıyı geliştirmiştir.



Budizm Maniheizm Taoculuk
şöyle der:



Saki edep şartını âmâde tut
Elime tokuz yükünüp
ve başka dinlerle yoğrulmuş Orta Asya Türk kültüründen İslâm kültürüne hâde tut.


Sed-i İskenderi'de şöyle der:



Kilip kaydılar başıga tac-ı
geçişi gösteren birçok eser vardır. 9. Yüzyılda Sirderya kıyılarında gelişen zer
Libas-ı zer üstige zerrin kemer.
Yana üç tokuz devlet
Dede Korkut hikâyelerinin birçok yerinde İslâm ile eski inançların çarpıştığı emirganıga
Ton u cübbe birle anın yanıga.


Hediye ve peşkeşleri
görülür. Bilhassa Tepegöz hikâyesi Budizmde de sık sık işlenen bir de her cinsten olduğu zaman dokuz dokuz tertipleyerek verirler. Bundan
konu idi. Kaşgarlı Mahmud'un "Divân-ı Lûgati't-Türk"ünde ve Yusuf Has Hâcib'in dolayı hediye ve peşkeşe de mecaz olarak ''tokuz'' derler nitekim
"Kutadgu Bilig"inde Budist ve eski Türk dinine ait motifler sık şöyle diyor:



Yiti kat yerge birgün âkıbet hâlâ bi-sud
Ger
sık geçmektedir. Uygur dinî-edebî metinlerinden ilham alan bu eserlerdeki kozmoloji sipihr ecnasıdın elinge tartarlar tokuz.


Ve peygamberlerin şeriatına uygun olarak
de tamamen Türk-Budist tasavvurlara dayanmaktadır.



Bu geçiş döneminin ve kültür değişiminin
da ''dokuz'' sayısının öteki sayılara üstünlüğü açıktır çünkü Tanrı'nın güzel
en iyi örneklerinden bir başkası da Türk sufilerinin mürşidi Ahmet adları doksan dokuzdur ki dokuz ondan ve dokuz sirden meydana
Yesevî'dir. Arslan Baba'nın yetiştirdiği ve Türkleri İslâma çağıran bu büyük gelmştir. Ve imkân âleminin bütününün sayısı on sekiz bindir ve
sufinin "hikmet"lerinin üslubu başının tıraşlı olması Budizmi hatırlatmaktadır. Taoculuğun iksiri peygamberimizin nübüvveti tamamlandığı zaman eşlerinin sayısı dokuz idi...''

(Senglah)

(...)
burada da var; davul ile sema âyinleri ve kam törenlerinini Şamanİzm Ve Çocuk Folkloru



ŞAMANİZM VE ÇOCUK FOLKLORU
etkisi hâlâ devam etmekte gibidir. Ama bunlar sadece şekildir. Özde
ise tam bir müslüman olan yeni bir Orta Asya Türk
kültürü doğmaktadır.



Buhara sünnî-Hanefi ulemânın merkezi olmaktadır. Orta Asya'nın çeşitli kentlerinde
açılan medreseler hiç beklenmedik yerlerde insanların karşısına çıkan ribatlar Orta
Asya'da yeni yetişen gençlere ve henüz İslâmı bilmeyenlere İslâmı öğretmeye
başlıyorlar. Artık yoğun bir örgün eğitim çalışmasına doğru sağlam adımlar
atılmaktadır.



İslâma geçiş ve giriş dönemi eserleri



Türklerin çok dinli Orta
Asya kültür hayatından İslâma geçiş döneminde ortaya çıkmış üç eser
üzerinde durulacaktır: Kutadgu Bilig Atabetü'l-Hakâyık ve Dîvân-ı Lûgati't-Türk. Bu arada
daha sonra yazıya geçirilmiş olmakla beraber 9. Yüzyılda oluşmuş olan
Dede Korkut Kitabı üzerinde de durulacaktır.



Kutadgu Bilig



Kutadgu Bilig 1069-1070 yıllarında
Balasagunlu Yûsuf Hâs Hâcib tarafından aşağı yukarı 18 ayda yazılmış
ve Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Karahan'a sunulmuştur. Eser hükümdar tarafından
çok beğenildiği için yazarına sarayda "hâciblik" görevi verilmiştir.



Eser Uygur harfleriyle
Türkçe ve şiir halinde yazılmıştır. Eserde Budizm inançlarıyla yoğrulmuş bir
Türk kültürünün Orta Asya Türk ahlâk ve geleneklerinini genel özelliklerinin
ve Türklerin yeni girmeye başladıkları İslâm kültür ve inanç sisteminin
etkisi vardır.



Kutadgu Bilig'de adaleti aklı devleti ve kanaati temsil eden
(sırasıyla Kün-Togdı Ay-Toldı Öğüdülmüş ve Oğdurmuş) kişiler arasında konuşmalar olmakta;
Vezir Ay_toldı daha sonra da oğlu Öğüdülmüş hükümdara yönetim konusunda
öğütler vermektedir. Bu tarihimizde daha snra da bazı örneklerine rastlayacağımız
bir "siyasetnâme" örneğidir.



Burada Kutadgu Bilig'de eğitim-öğretim akıl ve bilgi dil
ve konuşma konularının nasıl ele alındığı konusunda kısa bir tahlil
yapılmaya çalışılacaktır.



Eserde eğitimin kalıtsal temellerine tam olarak inanılmaktadır. Yere ekilen
tohumun kendi aslına uygun olarak bittiği gibi oğulun tabiatı da
babasına çeker.



Doğuştan iyi olandan dâima iyilik gelir doğuştan kötü olanın
ıslâhına ise çare yoktur. Anne karnında teşekkül eden tabiat ve
terbiye insanı ancak kara toprak altında terk eder Akıl çalışmakla
elde edilmez; Tanrı onu insanın hamuruna atar. Bilgi için insanda
bulunması gereken sermaye akıl ve gönüldür ki onu Tanrı ihsan
eder. Her şeyi sonradan elde edebilen insan aklı elde edemez;
akıl Tanrının bir lütfu olarak insanla beraber doğar.



Ancak buna rağmen
insan doğuştan âlim olarak doğmaz sonradan öğrenir. Bunu açık şekilde
dilde görmekteyiz: Dil doğuştan konuşmaz zamanla konuşmaya başlar. Akıl doğuştan
getirilmekle beraber küçük çocuk onu hemen kullanmaya başlayamaz "yaşı gelmedikçe
kalem yürümez". İnsan bilgisiz olarak doğar ve yaşadıkça öğrenir; hem
de bütün faziletleri ve hareketleri...



Çocukların iyi veya kötü olmalarına anne-babaları
neden olur; çocuğun terbiyesinden özellikle baba sorumludur. Çocuğu çok sıkı
terbiye etmelidir ancak bunun da usulleri vardır: eğitime erken başlamalı
bilgiyi küçükken öğrenmelidir; küçük yaşta öğretilen bilgi hayat boyu unutulmaz.
Bu arada çocuklar başı boş bırakılmamalı naz içinde yetiştirilmemeli gerekirse
dayak atılmalıdır.



İki tür insan vardır: öğreten ve öğrenen; bunların dışındakiler
hayvandır. Metod olarak da Sokratvari bir soru-cevap yöntemi önerilmekte ve
eserde de en iyi örneklerinden biri verilmektedir. Sormak erkektir cevap
vermek dişi; dişi ancak erkek sayesinde doğurur iyi fikirler de
ancak iyi sorulara cevap olarak çıkar. Kutadgu Bilig'te bilginin işe
yarar olması çok önemlidir bilgi insanı işe yarar kılmalı işleri
yoluna koymalı doğru yolda yürütmelidir. Çünkü insanı hayvandan ayıran aklı
bilgisi ve bunları kullanabilmesidir.



Tanrı insanı seçerek yaratmıştır; erdem akıl bilgi
ve anlayış vermiştir. İnsanın değeri bilgiden ve akıldan gelir; "anlayışlı
olan anlar bilgili olan bilir." Bilgisizlik körlüktür hastalıktır; bunun tedavisi
de şüphesiz eğitim yolu ile bilgi kazanmadır. "Bütün iyilikler bilginin
faydasıdır; bilgi ile göğe dahi yol bulunur". Anlayışla elde tutulan
dünya bilgi ile idare edilir İnsan her şeye bilgi ile
nüfuz eder. "İnsan bilgi ile büyür akıl ile yükselir". Bilgi
aklın sarayıdır ve akla hürmet bilgiden gelir. Akıl insan için
kâfi bir eştir. Eğer insan öfkelenir hiddetlenirse; akılsızca bilgisizce hareket
eder Bu nedenle yavaş yumuşak hareket etmelidir. Esasen akıl gençtir
ama hareketi ihtiyardır. Akıl hem dilin hem de insan hareketlerinin
kösteğidir.



Kutadgu Bilig'de eğitim açısından en yoğun işlenen konulardan bir başkası
da dil ve sözdür. Bilerek söylenilen söz bilgidir Bilgi dil
ile meydana çıkar ve çevreyi aydınlatır İnsanın dilini ayarlayan bilgi
onun anlayış ve bilgisine tercüman olan da dildir. Söz akıl
ile söylenmeli bilgi ile süslenmelidir. Alimlerin sözleri bilgisizler için gözdür.
İnsanlar doğarlar yaşarlar ve ölürler; ondan geriye miras olarak söz
kalır. Dil ve söz bir insan için çok değerlidir.



"Aklın süsü
dil dilin süsü söz;

İnsanın süsü yüz yüzün süsü gözdür" (Türkçe
Atasözü)



fatihxxderyy


BENZER KONULAR ( Türklerin, Müslümanlığa, Geçişi, )
Konu
hücrede madde geçişi soruları
hücrede madde geçişi soruları, diyaliz makinasının difüzyonla ilişkisi, diyaliz makinalarının turgor ve osmos basıncıyla ilişkisi, diyaliz makinasının turgor basıncıya ilişkisi, osmoz turgor difüzyon, diyaliz ve difüzyon, HÜCREDEN GLİKOZ GEÇİŞİ RESİM, madde geçişleri sorular, biyoloji hücrede madde alışverişleri soruları, biyoloji- madde geçişleri soruları,
sibiryada yaşayan yakut türklerinin atası varmıdır
sibiryada yaşayan yakut türklerinin atası varmıdır, dokuz sayısı, aslanın kanaryayı saldırdığı anin resimleri,
çulım türklerinin inandıkları din
çulım türklerinin inandıkları din, babed örgüden, eski uygarlıkların inandıkları dinler,
ABBASİLER DÖNEMİNDE TÜRKLERİN ROLLERİ
ABBASİLER DÖNEMİNDE TÜRKLERİN ROLLERİ, hatay ilinin kuzeyinde,doğusunda,batısında ve ara yönlerinde hangi yönle vardır, emir benderoğlu resimleri kavak yelleri, abbasiler döneminde türkleri rolleri, abbasiler dönemindeki türklerin rolleri, abbasiler döneminin türklerin rolleri, "abbasiler döneminde türklerin rolleri, abbasiler dönemindeki türklerin rolleri kısaca, ABBASİLERİN DÖNEMİNDE TÜRKLERİN RÖLLERİ, abbasilerde türklerin rolleri,
türklerin anadoluyu yurt edinmeleri
türklerin anadoluyu yurt edinmeleri, Türklerin anadoluyu yurt edinmeleri ile ilgili resimler , türklerin anadoluyu yurt edinmeleri ve anadolu da kurulan türk devletleri, anadolu türk beyliklerinin anadolunun türkleşmesine katkıları, Türklerin anadolu yurt edinmesi, ilk türkler neden ve nasıl kurulmuşlardır önem, anadolunun sesi kanal avrupa emet, türklerin anadoluyu yurt edinmesi, türklerin anadoluya yurt edilmesi, türklerin anadoluyu yurt edinmesi nedeni,
selçuklu türklerinde bilim ve sanat alanında gelişmeler
selçuklu türklerinde bilim ve sanat alanında gelişmeler, gazneliler sanatı, karahanlılar hangi alfabeyi kullandı , eski türklerde bilim ve sanat, sanat ve bilim alanında başarılı olan türklerimiz, bezeme sanatı, karahanlı mimari özellikleri, Mısırda Türklerden kalma eserler, karahanli sanati, karahanlıların hangi alfabeyi kullandı,
türklerin müslümanlığa geçişi
türklerin müslümanlığa geçişi,
Türklerin İmparatorluk Kurma ve Yüceltmesindeki Anlayış (Cihangirlik)
Türklerin İmparatorluk Kurma ve Yüceltmesindeki Anlayış (Cihangirlik),
Türklerin Anadoluya Akınları kısa bilgi
Türklerin Anadoluya Akınları kısa bilgi, türkler orta asyadan anadoluya nasıl geçiş yaptı, türklerin anadoluya ilk geçişleri, türklerin anadoluya geçişleri, türklerin anadoluya geçişi, ORTA ASYADAN ANADOLUYA YAPILAN AKINLAR, akınlar dekorasyon, sosyal bilgiler Orta Asyadan Anadoluya- Büyük Selçuklu Devleti , orta asyadan anadoluya tuğrul bey, ilk türk devletlerin anadoluya geçişi,
kurtuluş savaşında türklerin düştüğün durum
kurtuluş savaşında türklerin düştüğün durum, yurdumuzun kurtuluş savaşından önceki hali, kurtuluş savaşı öncesi yurdumuzun durumu, KURTULUŞ SAVASI SIRASINDA TÜRK HALKININ DURUMU, kurtuluş savaşından sonra yurdumuzun durumu, izmirin kış kürüntüsü, kurtuluş savaşın yöntemi, kurtuluş savaşından önce halkın durumu, kurtuluş savaşında türk halkının durumu, kurtuluş savaşından önceki savaşlar,

NUKROX.COM ( Türklerin, Müslümanlığa, Geçişi, )
Konu
abbasiler döneminde türklerin rolleri
türklerin anadoluyu yurt edinmeleri
türklerin tarihi siyasi ve sosyal yapısı
türklerin islamiyeti seçme nedenleri

NUKROX.COM 2 ( Türklerin, Müslümanlığa, Geçişi, )
Konu
Ahıskalı Türklerin vatandaşlığı
TÜRKLERİN BULDUĞU AŞILAR
visual basic te diğer forma geçişi kodları
AHISKA TÜRKLERİNİN TÜRKİYE
Önceki Konu : 2.plevne
Sonraki Konu : küçük şiirler
byfatihdernegix

fatihdernegi